Bugün - 28 Mayıs 2017 Pazar
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

Süleyman Şenel

Süleyman Şenel - “Folklor Dersleri - Halil Bedi Yönetken“ Kitabının Yayınlanması Münasebetiyle…

“Folklor Dersleri - Halil Bedi Yönetken“ Kitabının Yayınlanması Münasebetiyle…
Yazı Tarihi: 7 Mart 2017 Salı

1980 Sonbaharı'nın ilk günleriydi... Talebesi olduğum  İstanbul Belediye Konservatuvarı Klâsik Türk Musikisi Şubesi'nin eğitim verdiği Çırağan'daki tarihi saraya ait eski taş binada, deniz tarafına bakan koridorun sonundaki küçük dersliğin duvarında görmüştüm Halil Bedi Yönetken'in resmini ilk kez.

Kapısı daima açık duran, Konservatuvar hocalarının da zaman zaman dinlenmek için kullandıkları bu küçük odaya girenlerin gözü, "Halil Bedi Yönetken" yazısı iliştirilmiş ahşap çerçeveli resme muhakkak takılırdı.

Sonraları "Ara Güler"in objektifinden çıkmış olduğunu öğrendiğim bu resmi ilk gördüğümde, duvarın karşısında kalakaldığımı ve uzun bir süre odadan ayrılamadığımı dün gibi hatırlarım. Nedense koca duvarda tek başına duran bu resmin görüntüsü beni çok etkilemişti. Dahası, "Halil Bedi Yönetken" ismini ilk kez kimden, ne zaman işittiğimi hatırlayamasam da, o ilk görüşte, kendisini yıllardır tanıyormuşçasına ürperdiğimi de hatırlarım. Tam olarak kim olduğunu ve neden orada asılı durduğunu bilemediğim o sima, o gün ruhumda canlanıvermiş ve sanki benimle konuşmaya başlamıştı. 

Merakımı gidermek adına soruşturduğum üst sınıf arkadaşlarımdan: "Konservatuvar'ın eski hocalarından birisi imiş; folklor dersleri verirmiş" cevabını almış; kısa bir süre sonra da, hocalık yaptığı yıllara ait bilgileri, İsmail Hakkı Özkan, Dürdane Altan, Süheyla Altmışdört ve Alaaddin Aday gibi hocalarımdan çeşitli vesilelerle işitmeye başlamıştım. Bir efsanevî şahsiyeti anlatıyor gibiydiler.

İstanbul Belediye Konservatuvarı'ndaki öğrenciliğimin ilk günlerinden itibaren müdavimi olduğum Beyazıt Sahaflar Çarşısı'ndan toplamaya başladığım "Halil Bedi Yönetken" imzalı basılı eserler ise, beni kısa zamanda hayranlarından biri haline getirmeye yetti. Onun kaleminden çıkmış Arap harfli eski yazı ve Latin harfli yeni yazı kitaplar, makalelerinin yer aldığı dergiler, gazeteler, librettolar ve broşürlerle bir "Halil Bedi Yönetken Bibliyografyası" oluşturmaya başlamıştım bile.

Bu heyecanım, İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda geçirdiğim öğrencilik yıllarımda da devam etti. Bu kez, bir kısmı talebesi olmuş ve/veya onu yakından tanıma imkanı bulmuş olan Nida Tüfekçi, Neriman Altındağ Tüfekçi, Yalçın Tura, Tülin Yakarçelik, Serdar Öztürk gibi hocalarımızın dilinden dökülen anlatımlarla beslenmeye başladım. Tabii ki onun kaleminden dökülen satırlar kadar, onun hakkında yazılan satırlardan da yararlanmaya çalıştım.  

En çok şaşırdığım şuydu ki; 70 yıllık ömründe, bir kütüphaneyi dolduracak kadar geniş hacimli bir bibliyografya bırakmış olmasına karşılık; hocalarımız, derslerinde -sorulmadıkça- Halil Bedi Yönetken'den bahsetmezlerdi.

Bilinen, yayınlanmış 10, yayınlanmamış 3 kitabı vardı... Ajans-Türk, Ar, Çığır, Çocuk ve Yuva, Dernek, Devlet Konservatuvarı Temsil Bayramı, Devlet Opera, Dergâh (Eski yazı), Devlet Tiyatrosu, Filarmoni, Folklor ve Turizm, Folklora Doğru, Hayat (Eski harfli), Hisar, İlk Öğretim, İstanbul Operası, La Turquie Kemaliste, Melodi, Milli Mecmua (Eski Yazı), Musiki Mecmuası, Musiki, Müzik Görüşleri, Opus, Orkestra, Orman Postası, Perde ve Sahne, Pınar, Radyo, Radyo Mecmuası, Sanat ve Edebiyat, Ses, Türk Folklor Araştırmaları, Türkiye Turing Otomobil Kurumu (TURİNG) Belleteni, Uludağ, Ülkü, Varlık, Vatan, Yarın (Eski yazı), Yeditepe, Yeni Musiki Mecmuası, Yücel gibi dergilerde/mecmualarda ve Cumhuriyet, Ülke, Vatan gibi günlük gazetelerde 300'den fazla makalesi, yorumları ve kritikleri yayınlamıştı.

Uluslararası bir müzikolog ve eğitimci kimliğiyle, yayınlarında ele aldığı konular, insanı şaşkına düşürecek derecede geniş bir yelpaze içeriyordu. Ustalıkla kullandığı kalemi, son derece mütevazı, anlatımı ise her yaştan okuyucuya hitap edecek derecede sade -müzikal tabirle- lezzetli idi. Literatür kullanımı ulusal ve uluslararası ölçülerde ve oldukça akademik, referansları okuyucuya güven verecek derecede özenli, yazıları ulusal ve uluslararası terminoloji açısından zengin ve pek çok konunun kendi emsallerine ve çağdaşlarına  nazaran  ele alınış önceliği dikkat çekiciydi. Problemlerin sorgulanış biçimi ve işleniş ufku da çok karakteristik ve özgündü. Bütün bu vasıflarıyla da idealist bir kalem erbabıyla karşı karşıya olduğum ortada idi.

Sadece makalelerindeki konu çeşitliliği dahi, emsalleri arasında nadir görülebilecek cinstendi… Sözgelimi; hayat hikâyeleri, kronolojik sanat geçmişleri, eserleri, diskografisi ve yayın kritiklerinin de içinde bulunduğu onlarca yerli ve yabancı müzisyen biyografileri... Türkçe ve pek çok farklı dilde yayınlanmış kitap, plak, nota, metot vs. yayınlarla, bunlar hakkında yazılmış onlarca bibliyografik yazı… Geleneksel Türk çalgıları, orkestra çalgıları ve nadir çalgıları tanıtan onlarca organolojik yazı… Ulusal ve uluslararası nitelikte konferans, kongre ve festival tanıtımları… Güncel fikirler, anmalar... Opera, tiyatro, bale gibi sahne sanatları ile ilgili onlarca telif yazı... Uluslararası eser çevirileri... Sahne sanatları ve sanatçıları için onlarca kritik, söyleşi ve öneri...

Rastgele sıraladığımız bu konular bile; onun kültür-sanat camiasını aydınlatma gayreti ile yıllar boyu nasıl da büyük emeklerle çalıştığını göstermiyor mu? Ve bu çok verimli müzik adamının sahip olduğu kaliteler, elbette bunlardan ibaret değil. Zira, Halil Bedi Yönetken'in esas üzerinde durulması gereken kalitelerinden birisi "eğitimciliği" ve eğitim hayatına yaptığı hizmetler; diğeri ise "müzik folklorculuğu" ve ülkemiz müzik folkloruna yaptığı katkılar mahfilinde toplanıyor.

 *   *   *

Halil Bedi Yönetken, her şeyden evvel ülkemizin eğitim hayatının özellikle de müzik eğitiminin şekillenmesinde öncü görevler üstlenen bir eğitim kahramanıydı.

Bursa Sultânisi ve İstanbul Muallim Mektebi’nden mezun olduktan sonra Bursa ve İstanbul’un  çeşitli okullarında öğretmenlikler yapmış, 1928 yılında dönemin Maarif Vekâleti [Milli Eğitim Bakanlığı] tarafından Prag Devlet Konservatuvarı’na pedagoji öğrenimi yapmak üzere gönderilmiş, 1933 yılına kadar Prag, Berlin ve Paris'te sürdürdüğü müzik çalışmalarını tamamladıktan sonra da eğitim çalışmalarını Ankara Musiki Muallim Mektebi ve Ankara Lisesi’nde devam ettirmişti.

1934 yılından itibaren musiki hayatının kalkındırılması ve kültür-müzik politikalarının şekillendirilmesi toplantılarına katılmış, Maarif Vekâleti bünyesinde Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün kurulması, Ankara Devlet Konservatuvarı'nın açılması ve aile içi eğitimden kurumsal eğitim sorunlarına kadar pek çok alanda müzik konularının tartışıldığı toplantılarda görevler üstlenmişti.

Atatürk’ün direktifleri ile 26 Kasım 1934’de Maarif Vekili Abidin Özmen başkanlığında 60 kadar katılımcıyla toplanan ancak 8 ana konuşmacının kararlarıyla yürütülen ilk Musiki Kongresi’nin da ana konuşmacılarından birisiydi.

Bu süreçte, MEB Yüksek Öğretim Genel Müdürü Cevat Dursunoğlu tarafından, birer yıl arayla Güzel Sanatlar Şubesi Müdürlüğü ve Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü Şefliği’ne getirilmiş, Ankara Devlet Konservatuvarı’nın kuruluş çalışmalarında görev almış, Musiki Muallim Mektebi öğrenci korosunu kurmuş, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda kulak eğitimi öğretmenliği ve öğrenci korosu yönetmenliği yapmış, Gazi Eğitim Enstitüsü Musiki Şubesi'nin pedagoji öğretmenliğini üstlenmiş ve ayrıca uzun yıllar Ankara Radyosu’nda tonmaisterlikle beraber müzik programları hazırlayıp sunmuştu.

Toplumun eğitilmesine yönelik Radyo programlarında ele aldığı konular kadar, yayınladığı kitaplarında, makalelerinde, çevirilerinde, bestelerinde, uyarlamalarında, metotlarında, yönetim anlayışında daima daha iyi ve uluslararası ölçekte bir eğitim hedefi vardı.

Okul öncesi eğitimden Üniversiteye kadar uzanan müzik eğitimi sorunları, bu bağlamda müfredat, metot, solfej, terminoloji, repertuvar, teknik/teknolojik kaynak ihtiyaçları, fiziki sorunlar, çözüm önerileri… Öğretmen yetiştiren müzik eğitim kurumlarının sorunları, ihtiyaçları, çözüm önerileri… Konservatuvarlar’ın eğitim sorunları, ihtiyaçları, hedefleri, gelişmiş dünya Konservatuvarları, eğitim modelleri ve öğretim yöntemleri… Diğer taraftan müzik eğitiminin pedagojik ve psikolojik sorunları… Halkın müzik terbiyesi, örgün eğitim, halkevlerinde halkın müzik ve sanatla buluşmasının sosyal kazanımları gibi onlarca konu da, Yönetken’in gündeme getirdiği, daha iyi eğitimi hedefleyen yazılarında bolca yer alıyordu. Ve bu yazılar içinde, temel eğitim ve örgün eğitim çalışmalarında halk müziklerinden yaralanma konuları da onun çok önem verdiği hususlardan biri olarak dikkat çekiyordu.

Makale içerikleri hakkında sistematik/müzikolojik konular da çoktu.  Türk müziği ve Avrupa müzikleri arasında çeşitli açılardan müzikolojik karşılaştırmalar, çalışma prensipleri: Ses sistemleri, türler, çalgılar, dönemler, sanat kurumları, kompozitörler ve eserleri… Türk müziği ses sistemlerinin Batı müziği ses sistemleri ile karşılaştırılması ve miktotonal yaklaşımlar; Metrik-ritmik konular, özellikle de aksak ritm kimliğinin öne çıkartılmasına dönük yaklaşımlar…

Bu arada Türk halk müziğinin, müzikolojiyi doğrudan ve dolaylı ilgilendiren çalışma konuları ve karakteristik kimlik arayışlarına müzikolojik yaklaşımlar; tarihi kimlik, Asyaî uzantılar ve bunların tespiti ve tanımlanması; araştırma/çalışma yöntemleri, vs. bu çerçevede öne çıkan başlıca çalışma ve içerik konuları… Türk Müziği tarihine dair belgeler; Türk müzik hayatının sorunları ve çözüm önerileri; Türk Bestecileri ve Türk Müziği Terminolojine dair belgeler, bilgiler ve yorumlar da, onun yazılarında çokça görülebiliyordu.

"İlk Mekteblerde Gınânın Usul-ü Tedrisi", "Diskotek Klavuzu", "50 Okul Şarkısı", "Okullarda Müzik Öğretimi ve Öğretim Metotları", "25 Okul Şarkısı", "İlkokul Müzik Klavuzu", "Lise Müzik Kitabı/I-II-III, (Ahmed Adnan Saygun ile birlikte)" ve "Halkevlerinde Halk Müziği ve Oyunları Üzerinde Nasıl Çalışmalı?" gibi kitapları[1] da tamamen eğitime dönük, esas ya da yardımcı kaynak kitaplardı. Bunun yanında müzik repertuvarına kazandırdığı "marşlar", "teksesli ve iki sesli eğitim amaçlı çocuk şarkıları", "türkü düzenlemeleri" ve ayrıca Smetana’nın “Satılmış Nişanlı”, Gluck’un “Orfeo”, Humperdinck’in “Hansel-Gretel” operalarının Türkçeye çevirileri de temelde eğitim ve sahne hayatına katkı sağlamayı amaçlayan hizmetlerindendi.

  *   *   *

Halil Bedi Yönetken’in hayatında, müzik folkloru inceleme ve araştırma çalışmaları, bu arada folklorik alan araştırmaları da özel bir yer tutuyordu. Bu bağlamda, onun müzik folklorculuğu alanındaki bakış açısı ve çalışmaları da; emsallerine nazaran farklı idi.

Onun hayatında müzik folklorculuğuna giden süreç, daha 1935 yılını takip eden aylarda başlamıştı ve buna etken olan husus da, 1937-1952 yılları arasında, Maarif Vekaleti adına organize edilen ve Ankara Devlet Konservatuvarı marifetiyle gerçekleştirilen halk müziği alan araştırmaları (derleme gezileri) ve bu alan araştırmalarının ön hazırlık safhaları idi. 

Yönetken, bu çerçevede 1949 yılı hariç, halk müziği derleme gezilerinin tamamına katılmış; 1941 yılından sonraki alan araştırmalarını ise, Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Arşivi Şefi Muzaffer Sarısözen ile birlikte sürdürmüştü. Ali Rıza Yetişen de kendilerine teknisyen olarak eşlik etmişti. Bu üç idealist insanın olağanüstü gayretleri ile, çok zor şartlar altında yıllar boyu Türkiye'nin hemen her vilayeti yüzeysel de olsa taranabilmişti.

Halil Bedi Yönetken, işte tam da bu süreçte; karış karış gezdiği ülkemiz topraklarının müzik folkloruna ait bilgilerini ve kendi ruhi dünyasında ortaya çıkan değişimleri yazılarına yansıtmaya çalışmış, zamanla da Anadolu'nun gelenek temellerine dayalı gizemli dünyasına gizlenen sırlardan, Türk müzikolojisinin büyük kazanımlar sağlayabileceğine inanmıştı. Bu çerçevede yazılarında Türk folklor hayatı, özellikle de Türk halk müziği ve halk oyunları ile ilgili konulara, eğitim-öğretim konuları kadar yer ayırmıştı. Başka bir deyişle, eğitim-öğretim hayatına dönük fikirleri arasına, halkın asırlar boyunca gelenek yoluyla yaşattığı kültür verilerini de katmayı ve bu verilerden çıkarttığı bilgilerle sorgulamalar yapmayı ihmal etmemişti.

Bu bağlamda da yazılarında; ülkemiz yörelerinin müzik folkloruna dönük araştırmalarını, yörelerde rastlanan müzik örnekleri/türleri/çeşitleri ve çeşitlemelerini, çalgılarını, halk oyunları türlerini/çeşitlerini, yüklendiği anlamları; halk ağzı terim ve deyimleri, giysileri, gündelik hayat ile müzik gelenekleri arasındaki bağlantıları ve kimi tarihi bilgi ve belgelerin alanda tespit edilen bilgi ve belgelerle karşılaştırmasına dönük uygulamaları da ele almıştı.

Diğer taraftan çocuk türküleri, çocuk oyunları, genel olarak çocuk folklorundan bir eğitim ve öğretim yönetimi olarak yararlanılabileceği üzerine değerlendirmeleri vardı.

Ve özellikle Halk oyunlarının yöresel kimlikleri yanında sahnelenip korunmaları, onların yayma ve yaşatma sorunları ve bu konulardaki önerileri de yazıları arasında öne çıkıyordu.

Panayot Abacı'nın, Orkestra Yayınları arasından yayımladığı Derleme Notları-1[2] ve Derleme Notları-2[3]; esasında, Halil Bedi Yönetken'in tamamıyla bu çeşit yazılarının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştu. Ve bu kitaplar; Ankara Devlet Konservatuvarı adına gerçekleştirilen 16 derleme gezisinin bir yönüyle raporu olarak kütüphanelerdeki  yerini almıştı.  Bu yönüyle de Mahmut Ragıp Gazimihal'in kaleme aldığı; Darülehan'ın, 1926-1928 yılları arasında gerçekleştirdiği alan araştırmalarını içeren, "Anadolu Türküleri ve Musikisi İstikbalimiz"[4] kitabı ile 1929 derleme gezilerini içeren "Şarki Anadolu Türkü ve Oyunları"[5] adlı kitaplarından sonra yayınlanan ilk ve tek kaynak kitaptı.  Her ne kadar Rıza Yetişen'in, 1946 yılında Folklor Postası'nda yayınladığı Ankara Devlet Konservatuvarı derleme gezilerini içeren 7 makalesi yayınlanmış olsa dahi[6]...

Halil Bedi Yönetken; 1950’li yılların ortalarından itibaren tayinini İstanbul’a aldırmış; uzun süre İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda Türk Musikisi Bölümünün Folklor Öğretmenliğini ve Monodik Türk Musikisi Sanat Kurulu başkanlığını üstlenmişti. TRT İstanbul Radyosu’nda hazırlayıp sunduğu açıklamalı prodüksiyonlar yanında, yine tonmaisterlik ve ayrıca müzik danışmanlıklarında bulunmuştu. Diğer taraftan, 1955 yılından, vefatına kadar geçen sürede Yapı ve Kredi Bankası tarafından finanse edilen Türk Halk Oyunlarını Yaşatma ve Yayma Tesisi [Vakfı]’nin de kurucu üyeleri arasında yer almış; Ahmet Kutsi Tecer, Mahmut Ragıp Gazimihal, Muzaffer Sarısözen, Sadi Yaver Ataman ve Şerif Baykurt gibi değerli kültür-sanat adamları ile birlikte yönetim kurulu üyeliği yapmış; incelemeler, bölge araştırmaları ve genel organizasyonlarla uğraşmıştı.

Emekliye ayrıldıktan sonra da İstanbul Belediye Konservatuvarı’daki hizmetlerine ve TRT’deki görevlerine devam eden Halil Bedi Yönetken; vefatından önce, ayrıca TRT’nin müşavirlerinden biri idi.

*

Halil Bedi Yönetken'in, kitap hacminde olan, ancak talebelerinin defterlerinde kalan bir başka eseri de, İstanbul Belediye Konservatuvarı'nda Klasik Türk Musikisi Şubesi öğrencilerine verdiği "Folklor" dersinin notlarıdır.

Panayot Abacı'nın himmetiyle, vefatının ardından, Orkestra dergisinde uzunca bir tefrika halinde yayınlanan "Folklor" ders notları; Yönetken'in kendi dosyasından mı yoksa talebelerinin tuttuğu notlardan mı baskıya hazırlandı bilmiyorum; ancak yayınlandığı dönemde, kaynak sıkıntısı çeken benim gibi nicelerine yol gösterdiği tartışılmaz. Bilhassa da onun talebesi olma şansını bulan Konservatuvar talebelerine ve o dönemin 1966 kuşağı olarak adlandırılan genç TRT sanatçılarına...

Bu ders notlarının benim için bir başka önemi de şudur ki; velinimetim/hocam Nida Tüfekçi'nin talimatıyla, 1986-1987 eğitim öğretim döneminden itibaren İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nın çeşitli bölümlerinde eğitimciliğini üstlendiğim "Türk Halk Musikisi Bilgileri" dersinin müfredat çatısını da, Nida Tüfekçi ve Yücel Paşmakçı hocalarımın bana aktardığı ders notları ile birlikte bilhassa Halil Bedi Bey'in bu ders notları üzerine kurmuş olmamdı. Bu çatının üstünü de manevi hocalarım Sadi Yaver Ataman,  Muzaffer Sarısözen, Adnan Ataman, Mahmut Ragıp Gazimihal, Ferruh Arsunar, Ahmet Adnan Saygun ve Yusuf Ziya Demirci'nin notları, anlatıları ve yayınları ile zenginleştirerek fikri alt yapımı beslemeye çalışmıştım. Ve kendi araştırmalarım gelişene kadar da, bu zengin kaynaklardan sınırsızca yararlandım. Doğrusu; her zaman saygıyla andığım bu emsalsiz şahsiyetlerin eserleri ve fikirleri; dün olduğu gibi bugün de bana kaynaklık ediyor, yol gösteriyor, ruhumu  ve beynimi besliyorlar.

İşte, okuyucuya ulaşan bu kitap, sözünü ettiğim “Folklor” ders notlarının ilk kez kitap haline getirilmiş hâli... Ve buna vesile olan, Opus Kitap’ın kurucusu ve yöneticisi kıymetli müzikolog arkadaşım Dr. Yavuz Daloğlu... Bu emeği için kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.

Dr. Daloğlu’nun bilim ve tecrübe süzgecinden geçen, gerekli açıklamalarla zenginleşerek yayına hazırlanan bu ders notları, günümüzün müzik eğitim kurumlarında öğrenim görenler kadar, bu alanda çalışan akademisyenlere de büyük yararlar getirecek bir başvuru kaynağıdır.

Bu vesileyle, sevgili Yavuz Daloğlu’nu, ahde vefa timsali bu kıymetli emeği için kutluyor, merhum Halil Bedi Yönetken hocamızı saygıyla, minnetle ve gururla anıyorum.

Ruhu şâd olsun.



[1] İlk Mekteblerde Gınânın Usul-ü Tedrisi, İstanbul, 1927, Milli Matbaa, 57 s. (Notalı); Diskotek Klavuzu, Ankara, 1948, Milli Eğitim Basımevi, 70 s. 1 şema; 50 Okul Şarkıs, Ankara, 1950, Zeren Basımevi, 32 s., (Notalı);  Okullarda Müzik Öğretimi ve Öğretim Metotları, İstanbul, 1952, Öğretmen Kitapları: Milli Eğitim Basımevi, 124 s. (Notalı)"; "25 Okul Şarkısı [İstanbul, 1953, Milli Eğitim Basımevi, 30 s., (Notalı)]"; "İlkokul Müzik Klavuzu [İstanbul, 1966, Milli Eğitim Basımevi, TC. MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü Yayınları: 5, 44 s. Matbaası Koll. Şti., 160 s]"; "Lise Müzik Kitabı/I-II-III, (Ahmed Adnan Saygun ile birlikte) [Ankara, 1951-1975 (6 baskı), 189 s.)].

[2] H.B.Yönetken, Derleme Notları-1, İstanbul, 1966, Orkestra Yayınları: 1, Çeltüt.

[3] H.B.Yönetken, Derleme Notları-2, İstanbul, 1991, Orkestra Yayınları: 2, Yenilik Basımevi, 85 s.

[4] Mahmut Ragıp [Gazimihal], Anadolu Türküleri ve Musiki İstikbalimiz, İstanbul, 1928, Maarif Matbaası.

[5] Mahmut Ragıp [Gazimihal], Şarki Anadolu Türkü ve Oyunları [İstanbul, 1929, Evkaf Matbaası.

[6] Halil Bedi Yönetken'in yazıları ile Rıza Yetişen'in bu alandaki yazılarının birbiri ile çakışmadığını teyit için bkz:

  • “Gezilerden Notlar: Anadolu Folklor Gezileri/I (Artvin)”, Folklor Postası, C. II, Ocak/1946, S. 11, İstanbul, 1946, s. 9-10;
  • “Gezilerden Notlar: Anadolu Folklor Gezileri/II (Sivas, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Rize, Trabzon)”, Folklor Postası, C. II, Şubat/1946, S. 13, İstanbul, 1946, s. 7; 
  • “Gezilerden Notlar: Anadolu Folklor Gezileri/III (Tilki-Kurt-Tavşan)”, Folklor Postası, C. II, Mart/1946, S. 14, İstanbul, 1946, s. 7;
  • “Gezilerden Notlar: Anadolu Folklor Gezileri/IV (Sivas-1)”, Folklor Postası, C. II, Nisan/1946, S. 15, İstanbul, 1946, s. 10-11; 
  • “Gezilerden Notlar: Anadolu Folklor Gezileri/V (Sivas-2)”, Folklor Postası, C. II, Mayıs/1946, S. 16, İstanbul, 1946, s. 11-13; 
  • “Gezilerden Notlar: Anadolu Folklor Gezileri/VI (Erzincan)”, Folklor Postası, C. II, Haziran/1946, S. 17, İstanbul, 1946, s. 8-9; 
  • “Gezilerden Notlar: Anadolu Folklor Gezileri/VII (Gümüşhane)”, Folklor Postası, C. II, Temmuz-Ağustos-Eylül/1946, S. 18, İstanbul, 1946, s. 10-11.
 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

“Folklor Dersleri - Halil Bedi Yönetken“ Kitabının Yayınlanması Münasebetiyle…
Diğer Yazarlar

“Folklor Dersleri - Halil Bedi Yönetken“ Kitabının Yayınlanması Münasebetiyle…
Ben paylaşmayı seviyorum…
Hamburg ELB PHİLHARMONİE konser binasını gezmek ister misiniz?
Ela Altın ile Röportaj… Tuba Dere
7’sinden 70’ine Türk müziği bütünlüğünde saplantılar/bölünmeler...
Türkiye’de Mûsikî Alanında Yeni Bir Ütopya Gerçekleştirmek İçin Tespit ve Öneriler…
Muammer Ketencoğlu'dan Rumeli Türkülerine Yeni Bir Bakış…
Müzikoloji ve Edvarların Bir Yenisi: 1767 Yılı Hekimbaşı Edvarı …
“Güfte İncelemesi -1-“ Kitabının tanıtım ve eleştirisi... İlhami Gökçen
Günün Sözü
Asla tıngırdatma...
(R.Schuman 1810-56)

Yazarlar 
Röportajlar
Ela Altın ile Röportaj… Tuba Dere
Röportajın devamı için bkz: http://www.musikidergisi.com/yazar-242-ela_altin_ile_roportaj%E2%80%A6_tuba_dere.html ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,34ms