Bugün - 29 Ekim 2020 Perşembe
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 27°°C
Haber Detayları

Fırat Kutluk ile “Beethoven“ kitabı üzerine...

Ludwig van Beethoven’ın 250. Doğum yıldönümünde Fırat Kutluk’un “Beethoven” kitabı H2okitap Yayınevi’nden yayınlandı. Kutluk ile kitabı üzerine söyleştik. Şöyle özetliyor kitabını: “Bu gezegenin gördüğü en büyük insanlardan biridir Beethoven. Bu kitap, bestecinin 250. doğum yılında kendisine alçak gönüllü bir saygı sunuş. Müziğiyle beni mutlu eden, heyecanlandıran, düşündüren, yaşadığımı hissettiren biri için küçük bir teşekkür sadece.”

YAYIN Haberi - 31 Ağustos 2020 Pazartesi - 10:34
Ludwig van Beethoven’ın 250. Doğum yıldönümünde Fırat Kutluk’un “Beethoven” kitabı H2okitap Yayınevi’nden yayınlandı. Kutluk ile kitabı üzerine söyleştik. Şöyle özetliyor kitabını: “Bu gezegenin gördüğü en büyük insanlardan biridir Beethoven. Bu kitap, bestecinin 250. doğum yılında kendisine alçak gönüllü bir saygı sunuş. Müziğiyle beni mutlu eden, heyecanlandıran, düşündüren, yaşadığımı hissettiren biri için küçük bir teşekkür sadece.”
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Ayhan Sarı: Kitabın yazılış öyküsünü anlatır mısın?

Fırat Kutluk:250. doğum yılı nedeniyle radyoda bir Beethoven programı yapma önerisi aldım, programı duyan yayıncım ise kitap önerisini getirdi. Bu nedenle bu kitabın yazılışında iki dostumun, Ceren Kaptanoğlu Başkan ve Özcan Özen’in rolleri büyük.

Sarı: Senin tarzın değil besteci biyografisi yazmak ve bu bir ilk.

Kutluk: Besteci biyografisi yazmak zordur, aynı zamanda çok kolaydır. Yabancı literatürde ikisini de, Türkçe literatürde ise kolay olanları görebilirsiniz. Aynı şey müzik tarihi için de geçerli. İşin kolay olanı, müzikseverlerin iyi kötü tanıdığı ama bilmediği bir ismi yüceltmektir. Romantik motiflerle süslemeniz, müzik dışı öykü ve betimlemelerle ne denli güçlü bir karakter olduğunu vurgulamanız, ardından deha, üstün yetenek, acılarla geçen yaşam gibi jargonlarla cümleleri ardarda dizmeniz sonucu kitap inanın su gibi akıp gider. Zor olan ise gerek teknik, gerekse müziğinin yaradılış nedenleri üzerinde kafa patlatmak ve eğer bunu biliyorsanız, okuyucuya yol, ama doğru yolu göstermenizdir. Kitaba ikna olmam, Türkçe literatürün yetersizliği. Yine de bu kitabı yazma sürecimde Beethoven üzerine çalışan amatör ya da uzman insanların hissettiklerini daha iyi anladım. Birinin yaşamı üzerine odaklandığınızda elinizde olmayan kimi şeyler hissetmenin ne anlama geldiğini algıladım. Beethoven’ın hiç ilgimi çekmediği için göz atmaya gerek görmediğim kişisel yazışmalarının beni ne denli etkilediğini gördüm. Anekdotlara kolayca kapılan insanları daha iyi anladım. Dokuzuncu senfoninin seslendiriliş öyküsünü farklı isimlerden defalarca okudum ve tümü farklı ve kimi abartılı süslemelerle dolu olsa da bestecinin yaşadığı şeyleri anlamaya çalıştım.

Sarı: Nasıl çalıştığından söz eder misin biraz?

Kutluk: Şansım şuydu, tüm Beethoven diskografisi elimde. Sabah akşam Beethoven dinledim. Literatür ise inanılmaz geniş ve bende olmayanların tümüne erişebildim. 1840 basımı kitaba bile ulaştım. Güç olan yanı ise bunlara göz gezdirmek, özümsemek, ayıklamak, değerlendirmek, karşılaştırmak…Karşımızda Beethoven var çünkü. Bir besteciyi, onun müziğini, yaşadıklarını, dönem atmosferinden bağımsız düşünmek olanaksız ve yanlış. Bu nedenle müzik tarihi içinde Viyana Klasikleri içinde yer alması ve romantik döneme etkileri, çoğu zaman hangi dönem bestecisi olduğu yönünde de tartışmaları beraberinde getirir. Beethoven effect, tarihe damgasını vurmuş bir olgudur ve bu nedenle müzik tarihinin bu iki dönemine, klasik ve romantik dönemlere kısaca değinmekte yarar gördüm. 9. senfoniye ayrı bir bölüm açtım. Müzik tarihinin tartışmasız en baskın, en güçlü, en bilinen yapıtlarından biridir bu senfoni. Bir döneme öncülük eder ve bestecinin 10 yıllık bir senfoni suskunluğunun ardından yazdığı son baş yapıttır. Yalnızca bu yapıtı konu eden yüzlerce çalışma yapılmıştır. Senfoninin öyküsünün ardından bir orkestra şefinin değerlendirmesinin de kitapta yer almasını istedim. Davetimi kabul eden sevgili dostum İbrahim Yazıcı’ya teşekkür ediyorum. Politik Beethoven başlıklı bölümü yadırgayan okuyucular olabilir. Bestecinin yaşadığı dönemin toplumsal ve politik olaylarına duyduğu ilgi sosyalist yazarların bir fantezisi değil, bir gerçek. Yazışmaları yani mektupları, karalama defterleri ve konuşma defterlerinin çoğu günümüze değin gelebildi çünkü. Ölümünden sonra Weimar döneminden 2 ve 3. Reich’a, ardından Soğuk Savaş ve Berlin Duvarı’nın yıkılışına değin hep politik bir figür olarak karşımızdaydı Beethoven.

Sarı: Bunun ilk besteci biyografin olduğunu söyledik. Okuyucunun beklentisini karşılayacak mı bu kitap?

Kutluk: Okuyucunun ya da bir Beethoven hayranının bestecinin yaşamını konu eden bir kitapta ne bulmayı ümit ettiğini kestirmek güç. Eleştirdiğim kimi yaşamsal ögelere ben de değindim. Teknik anlamda bir değerlendirme yaptım, tarihsel arka plana ise yeterince yer verdiğimi düşünüyorum. Daha yapılacak şeyler elbette vardı zaten bu yüzden besteci hakkında yazılan şeylerin türleri ve sayısı bu denli geniş. Yaşamı, mektupları, yapıtları, konuşma defterleri, karalama defterleri, yüzlerce anekdottan oluşan derlemeleri. Diğer bir kaygım ise kitabın belirli bir hacimde olması ve sözü fazla uzatmamaktı.

Sarı: Neler hissettiğini de merak ediyorum.

Kutluk: Yazarken mi bitince mi?

Sarı: İkisi de.

Kutluk: İşin aslı epey garipti. İmparator’u, Grosse Fug’u, yediyi ya da dokuzu, piyano konçertolarını ve sonatların tümünü ilk kez anlamaya çalıştığım birinin yapıtı olarak

dinledim. Bu kez farklıydı yani. Elimde olmadan aşırı duygulandığımı hissettim. Gece gündüz Beethoven’u düşündüm, sabah gözümü açar açmaz çalışmaya başladım ve çok ilginç, en yoğunlaştığım kitap oldu. Benim için çok şaşırtıcıydı yani. Kitap bittiğinde bu duygulanma tavan yaptı. İbrahim Yazıcı’yla konuşurken şöyle bir şey söylemişti: “Şunu düşündüm birkaç kez. Hani mahvediyoruz ya dünyayı, kendimizi, çevreyi…Beethoven dinlediğim zamanlar insan olmaktan gurur duyuyorum. O olumsuz duygularım bir anda yok oluyor, belli süreliğine”. Gerçekten ben de buna benzer şeyler hissettim ve bir minnet duygusu oluştu.

Sarı: Sanıyorum kitap dağıtımda.

Kutluk: Evet, pandemi baskıyı geciktirmişti.

Sarı: Bu arada Müzik ve Politika’nın üçüncü baskısı yayımlanmış ondan söz edelim mi?

Kutluk: Bugünü Beethoven’a ayıralım.

Sarı: Tamamdır çok teşekkürler, iyi çalışmalar.

Kutluk: Sağol sana da.

 

Haberin Diğer Fotoğrafları
Facebook'ta Paylaş
 
Anahtar Kelimeler:Ludwig, von, Beethoven’in, 250, Doğum, yıldönümünde, Fırat, Kutluk’un, “Beethove,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer YAYIN Haberleri
Fırat Kutluk ile “Beethoven“ kitabı üzerine...
Feyzan Göher Vural - “Orta Asya ve Sibirya Türk Müziğinde Hayvan Üslubu” yayınlandı…
Fırat Kızıltuğ “ Çal söyle şarkımı“ kitap kapağında bas kemençe...

Fırat Kızıltuğ “ Çal söyle şarkımı“ kitap kapağında bas kemençe...
Aşık Veysel'in bilinmeyen ses ve saz icraları gün ışığında…
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Fırat Kutluk “Müzik ve Politika” 20 yıl sonra yeniden…
Dinar Bandosu'nun kitabı yayınlandı…
Diğer Başlıklar

Seyit Yöre ile “Mesut İktu: Cumhuriyet’in 50 Yıllık Sesi” kitabı üzerine...
Müzisyenin çıkmazı… Dr. Fatih Coşkun*
Toplumun "Korkuluk Argümanı" ve “Halil Sezai olayı”… Gökmen Özmenteş
Akademik yağmacılıkta ibret tablosu…
Fırat Kutluk ile “Beethoven“ kitabı üzerine...
Deneysel covit19 bulaştırma konseri…
Rusya’da Bale Topluluğu’nda 50 sanatçıda covit 19 tesbit edildi…
“İstanbul Devlet Opera ve Balesi, aşıyı mı buldu? Ali Eyüboğlu
Feyzan Göher Vural - “Orta Asya ve Sibirya Türk Müziğinde Hayvan Üslubu” yayınlandı…
Bir emeklilik hikayesi… Tanburi Hakan Talu
Günün Sözü
Sadece iki müzik türü var: İyi ve kötü…
()

Yazarlar 
Röportajlar
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Ayhan Sarı: Dergiden önce Etnomüzikoloji Derneği’nin kuruluş öyküsüyle başlayalım mı? Fırat Kutluk: Etnomüzikoloji Derneği ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,27ms