Bugün - 27 Mart 2017 Pazartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Haber Detayları

“Manda yuva yapmış söğüt dalına“ türküsü öyküsüne dair…(*)

Osmanlı döneminde Kastamonu’da her bahane ile halktan vergi toplayan, zalim bir bey varmış. Halk ozanları da köy düğünlerinde ve diğer sazlı sohbetlerde beyin bu uygulamalarını, bu adil olmayan düzeni, türküleri ile eleştirirmiş. Bu eleştiriler beyin kulağına gitmiş. bey çok kızarak, yöredeki din adamlarına da talimat verir ve kendisine yapılan eleştirilere karşı onları da uyarır. Beyin bu kızgınlık ve sözlerini de camilerde imamlar konuşmalarında halka parça parça söyler olmuşlar. Konuşmalarda beyi haklı kılacak söylemleri öne çıkarmışlar. ancak ne var ki ozanlar beyin de eğlencelerinin vazgeçilmezleri arasındadır.

THM Haberi - 16 Ekim 2016 Pazar - 22:46
Osmanlı döneminde Kastamonu’da her bahane ile halktan vergi toplayan, zalim bir bey varmış. Halk ozanları da köy düğünlerinde ve diğer sazlı sohbetlerde beyin bu uygulamalarını, bu adil olmayan düzeni, türküleri ile eleştirirmiş. Bu eleştiriler beyin kulağına gitmiş. bey çok kızarak, yöredeki din adamlarına da talimat verir ve kendisine yapılan eleştirilere karşı onları da uyarır. Beyin bu kızgınlık ve sözlerini de camilerde imamlar konuşmalarında halka parça parça söyler olmuşlar. Konuşmalarda beyi haklı kılacak söylemleri öne çıkarmışlar. ancak ne var ki ozanlar beyin de eğlencelerinin vazgeçilmezleri arasındadır.
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

 

 

 

Bir gün bey misafirlerini ağırlamak için bir şölen düzenler. ozanlar da eğlence için çağrılırlar. Ancak bey şu talimatı verir: “Bu çalgıcılara herkese verilen yemek, et verilmeyecek. Cezalandırılacak. Dillerini tutmasını bilecekler. Onlara sadece et suyu ve ekmek verilsin. Bir de söylemlerinde idare eleştirilmeyecek, eğlence böyle olacak. onun dışında ne yaparlarsa yapsınlar “.

Öyle de yapılır. Çalgıcılara et suyu ve ekmek verilir. Kastamonu’da tirit yemeği et suyuna ekmek doğranarak yapılan bir yemektir. Çalgıcılar bu et suyuna ekmeği doğrarlar ve yerler.

Eğlenceye sıra gelince ozan bu türküyü yakar. Kendisine yapılan bu haksızlığı bey ile dalga geçerek dile getirir. Türkü hiciv örneğidir. güldürürken, eğlendirirken, düşündüren, yeren, dalga geçen, gönderme yapan ve ders veren özelliktedir.

Şimdi gelelim türkünün sözleri ile neyi anlattığına:

“Sabahleyin erken çifte giderken, aman aman
öküzüm torbadan düşmüş, gördün mü?”

Öküz Kastamonu’da köylünün en çok işine yarayan hayvandır. Öküz gücü köylünün asıl dostu ve güçlerinden birisidir. Onunla kütükleri dağdan aşırır, onunla çift sürer ve onunla harman alır. Kastamonu dağlık engebelik bir yerdir. Bir yere çift sürmeye gidildiğinde günün yarısı nerede ise yolda geçer. Bu nedenle sabahleyin erken kalkılır ve hemen yola çıkılır. Asıl gücü olan öküzün yemlenmesi için zaman yoktur. Bu nedenle varılmak istenilen yere gidilirken yolda öküzler boyunlarına asılı torbalardaki yemler ile karınlarını doyururlar. Çift sürülecek yere varıldığında hem öküzler bu sayede karınlarını doyurmuşlar hem de zamandan kazanılmış olur. Ancak yolda giderken öküzün boynundaki torba düşer ise ve bunun farkına varılmaz ise hayvan çift sürülecek yere geldiğinde aç kalmış olur. Dolayısı ile de aç öküz tarlada verimli olamaz. şimdi yukarıda anlatılan bu köylü gerçeği ile yemeği kesilmiş olan ozan arasındaki bir benzetmedir. Yani ozan kendisini köylünün esas dostu ve gücü olarak görüp yemeğinin kesildiğini yani “öküzün torbadan düştüğünü” söylüyor. Sonra da soruyor köylüye; “bu akıl almaz olayı gördün mü?” diye. Sonra devam ediyor:

“Amanını amanını amanını yandım
tridine tridine tridine bandım
bedava mı sandın, para virip aldım”

“Amanın ben yandım. çünkü yemeğim kesildi. Kuru ekmeği suya banıp tirit yiyorum. Aç bırakılıyorum. Bu bedavadan, hiç yoktan, durup dururken başıma gelen değildi. Ben bunun bedelini beyi eleştirerek; bir bedel karşılığı ve anlaşılır olan kısmıyla,  para verip ödedim” diyor.

Sonra devam ediyor:

“Manda yuva yapmış söğüt dalına, aman aman
yavrusunu sinek kapmış gördün mü?”

Manda yine yörenin önemli geçim kaynaklarından biridir. Sütünden, yağından ve gücünden faydalanılır. Ancak mandanın derisi tüysüz olup dış zararlılara karşı da korumasızdır. Salkım söğüt dalları yerlere doğru yayılır. Böyle yayılmış salkımsöğüt dalları mandalar için gölgelik teşkil eder. Mandalar da güneşe karşı dayanıksız olan derilerini korumak için gölgelik yer olarak söğüt dalları arasına yatarlar. İşte böyle bir yere yatmış mandanın yavrusu da yanında imiş ve söğüt dalları onları yerde sardığı için “yuva yapmış” gibi olmuşlar. Mandanın yavrusu daha ince ve korunmasız olduğundan sinek çok kolay olarak o yavruyu ısırmış. Kastamonu ağzında “kapmak” ısırmak demektir. Bu şekilde mandanın yavrusunun canı yanmış oluyor. Burada anlatılmak istenilen de şudur: Manda yani yağı ve sütü ile gücünden faydalanılan köylüdür. Köylü kendisini korumak ile görevli beyin gölgesinde bir yuva kurmuş. Onun canı ozandır. Ozan halkın yavrusudur. Ancak korumasızdır. O ozanın canı yandı. Bir sinek onu ısırdı. Ey köylü sen bunu biliyor musun? Bu akıl almaz olayı gördün mü? diyor. Türkü nakarat kısmından sonra şöyle devam ediyor:

“Sabah ezanını okurken aman aman
müezzin minareden uçtu gördün mü?”

Yazının başında beyin din adamlarına talimat verdiğini ve onların da camilerde bey lehine konuştuklarını söylemiştim. Bu kıta, beyden yana tavır koyan imamlara eleştiridir.

Diyor ki; bu zulmü yapana karşı söz söylediğimiz için imamlar da uçtular. Onu da kaybettik artık erenlere kavuştular. zulümden yana tavır koydular. bu olmaz şeyi de gördün mü? Biliyor musun? diyor.

"Aşağıdan gelir Türkmen koyunu
selviye benzettim yarin boyunu"

Olarak, giriş kısmına, türkünün trt repertuarına alınması sırasında bir ekleme yapılmıştır.  Asıl türküde bu bölüm yoktur.

Türküye ait birçok hikaye internet ortamında bulunmaktadır. Araştırma yapılmadan kopyala -yapıştır yöntemi ile oluşturulduğundan asıl hikaye de gözden kaçar olduğu düşünülerek bu yazı Kastamonu yöresinde yapılan araştırmalar sonucu oluşturulmuştur. (1)

____________________________________

 (*) Her ne kadar yayınlandığı yer itibarıyla ciddiyeti konusunda tereddüt oluştursa da gerek anlatım/araştırma şekli, gerekse "mantık" açısından olumlu bulmamız nedeniyle, THM literatüründe bir bakış açısı babında "yorum okuyucuya ait olmak kaydıyla" Musiki Dergisi'nde yayınlanmıştır. M.D.

(**) Diğer ilgili yazı için bkz: http://www.musikidergisi.net/?p=1189 

 (1) Yazan: "Sifsi" nickli Ekşişeyler.com yazarı

 https://seyler.eksisozluk.com/manda-yuva-yapmis-sogut-dalina-turkusunun-ortaya-cikis-hikayesi 

 

 

Facebook'ta Paylaş
 
Anahtar Kelimeler:Osmanlı, döneminde, Kastamonu’da, her, bahane, halktan, vergi, toplayan, zalim, ,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer THM Haberleri
TİKA'dan Türk müzikbilimine katkı: Janos Sipos Arşivi…
“Manda yuva yapmış söğüt dalına“ türküsü öyküsüne dair…(*)
Eğin türküsü mü, Japon ezgisi mi?... Burhan Tarlabaşı

Eğin türküsü mü, Japon ezgisi mi?... Burhan Tarlabaşı
Kırım askerlerinin türküleri KTÜ Müzik Arşivi'nde…
Kadın “Aşık“lar eşitsizlikten yana dertli...
Kadın müzisyenlerden sıra gecesi müzikleri...
Diğer Başlıklar

Asya’dan Avrupa’ya Yaylı Çalgılar... Gözde Çolakoğlu Sarı
Güneş Yakartepe kendi yapıtı “Su Kasidesi“ni ilk kez seslendiriyor…
Ukrayna Rusya Savaşı Eurovision'da devam ediyor...
İstiklal Marşı'nın bestecisi Osman Zeki Üngör el yazması nüshası…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Müzik Üniversitesi kurulma çalışmalarına başlandı“
“Türkiye'de Musiki Folkloru“ Kitabının Yayınlanması Münasebetiyle… Süleyman Şenel
Uğur Işık'a "Altın Portakal Beste Ödülü" postayla gönderildi…
Antalya Altın Nota Beste Yarışması sonuçlandı…
Okluğ'dan ıklığa Emin Kök...
İbrahim Tatlıses malulen emekli oldu, 1600TL maaş alacak…
Günün Sözü
Dünyanın 7 hatası: Emeksiz servet, vicdansız zevk, kişiliksiz bilgi, ahlaksız ticaret, insaniyetsiz bilim, feragatsız ibadet, ilkesiz siyaset…
(Mahatma Gandhi)

Yazarlar 
Röportajlar
Fırat Kutluk'tan iki kitap art arda…
Ayhan Sarı: Geçtiğimiz Ekim ve Kasım aylarında iki kitabın art arda yayımlandı. İlki İllüzyon, Cumhuriyetin Klasik Müzik Serüveni, diğeri ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,27ms