Türkiye'den baktığımızda bunların en ünlüleri Viyana Filarmoni Orkestrası ile Berlin Filarmoni Orkestralarının verdiği konserlerdir.
Bu konserlerde Viyana'lı besteci Johann Strauss (1825-99) valsleri ile işitsel espri içeren batı müziği repertuarı tarihi mekanlarda sevgi temalı bale görselliğinde seslendirilir. Yeni yıl konserinde insanı yoran, geren bir repertuardan kaçınılır. Beklenti de bu yöndedir. Salonda yer bulabilen seçkin dinleyicilerin yüzündeki o masum mutluluk gözlemlenir. İzleyici daha salona girerken o atmosferi takınır. Şef konserde şirin muziplikler yapar, seyirciye de yaptırır. Salonda bir tebessüm hakimdir.
Bu yeni yıl konserlerinde dikkati çeken en önemli öge konser mekanının tarihi görkemidir. O mekanlar ki bir soy zincirini, tarihi yaşanımın tarihte yazmayan ayrıntıların esrarengizliğini geçmişin izlerinde o an anlatır gibidirler. Kimisinin iki, kimisinin üç katlı balkonları vardır. Birinci kattan itibaren sağ ön balkonlardaki hiyerarşiyi de görmek mümkündür.
Bizim böyle ilk devlet tiyatro ve konser solunumuz Dolmabahçe Sarayı'nın ön kapı karşısına Dolmabahçe Camii'nin yanına Padişah Abdülmecid tarafından yaptırılan ve 1859'da açılan Dolmabahçe Sarayı Tiyatrosu'dur. Ne yazık ki 1862'de çıkan bir yangında yanmış, bir daha tamir ettirilecek istek, heves, ortam hissedilemediğinden olsa gerek öylece bırakılmış, yıllarca izbe bir şekilde durmuş, bir ara tuvalet olarak kullanılmış en sonunda da -1939- yerine Beşiktaş Stadını inşa etmek için yıktırılmıştır.
İkincisi Padişah II. Abdülhamid tarafından 1889 yılında -Şale Köşkü’yle birlikte- Alman İmparatoru Kayzer II. Wilhelm’in ziyareti için yaptırılan Yıldız Sarayı Tiyatrosu'dur ki bu salon günümüzde dursa da kışın ısıtılma sorunu, eleman eksikliği vs bahane edilerek konser mekanı olarak kullandırılmamaktadır.
Bunlardan başka hala faal olan diğer tarihi konser salonumuz Ankara Devlet Resim Heykel Müzesi salonudur. Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleri üzerine Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından projelendirilmiş ve 1927 yılında inşa edilmiş, 1950 yılına kadar Ankara Halkevi binası olarak kullanılmış, 1980 yılında müzeye çevrilmiştir.
Müzik ve gösteri tarihimizin görüp göreceği -300-400 seyirci kapasiteli- tarihi konser mekan sayısı üçtür. İkisi günümüze gelebilmiştir. Ama sadece Ankara Devlet Resim Heykel Müzesi salonunda -periyodik olmasa da- konser/etkinlik izlemek mümkündür.
Türkiye'de 2015 yeni yıl konseri doğal olarak devletimizin en önde gelen müzik icra kurumu olması gereken Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından icra edildi.
Nerede mi?
Bir spor salonunda**.
Arena'da!
Naylonlarla kaplanmış bir zemine demir profillerden açık hava sahne malzemeleriyle kondurulmuş akustiksiz bir sahnede...
Başkent Ankara'da yüksek seyirci kapasiteli, Türkiye sanatını temsil edebilecek bir konser salonumuz bulunmuyor.
. . .
Konser salonunun, akustiğin ve kıyafetinden koreografisine konser icra güzelliğinin prestij demek olduğu bilincini yitirdik.
İçimizdeki gerginliği repertuarıyla yeni yıl konserine de yansıttık.
Biz yeni yıl konserinde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın yaptığı gibi senfonik orkestra eşliğinde "geleneksel otantik kostüm ve hareketlerle halk oyunları" sergilemeyi bizden birşeyler yapmak olarak algılamamak gerektiğini hala öğrenemedik.
. . .
Dışı ve içiyle bizi yansıtan görkemli birkaç salonumuz, coğrafya kültürümüz müziği ve geleneksel kostümleriyle yeni harmanlanmış özgün bale sergileme gücümüz olsa, varolanlar, desteklense, daha ilerlemelerine imkan verilse diye için için ah çekmekten, düşünmekten kendimi alamadım.
. . .
Yoksa "gönüller bir olunca spor salonları konser mekanı olur" mu demeliydim?..
Ya da "bravo, koskoca salonu iyi doldurmuşlar" mı?
Bilemedim...
_____________________________
* Han Aybars
** Diğer bir ismi Arena olan Ankara Spor Salonu