Bugün - 1 Aralık 2020 Salı
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 27°°C
Yazar Detayları

Gökhan Yalçın

Gökhan Yalçın  - Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmûasında Zikrettiği Edvârlar...

Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmûasında Zikrettiği Edvârlar...
Yazı Tarihi: 1 Haziran 2019 Cumartesi

“Yazık ki yirmi dört perde’nin sesiyle uğraşırken, ömür kervanı göçtü,

ecel günü akşamı yaklaştı"

Hz. Mevlânâ-Mesnevi


Nâyi Mustafa Kevserî'nin mecmuasına not olarak düştüğü önemli bilgilerin yanı sıra bazı edvâr kitaplarını zikrettiği de görülmektedir. Kevserî Mecmuası'nda adı geçen edvâr kitapları arasında yaklaşık iki asırlık mecmua olmasına rağmen adlarını ilk defa duyduğumuz edvâr kitapları da var. Bunlardan en dikkat çekeni Akovalızâde Hâtem Efendi Edvârı'dır. Günümüze kadar bu edvârdan haberimizin olmamasının sebebi nedir? Sebeplerinden ilki tabiî ki müellif nüshasının ya da bir istinsahının olmamasıdır. İkinci sebebinin ise isminin zikredildiği tek eser olan Kevserî Mecmuası'nın uzun süredir kişisel kütüphanede tutuluyor olmasıdır diyebiliriz. Mecmuayı ellerinde tutan ya da görme imkânı olan araştırmacılar da muhtemelen bildikleri halde geniş bir kitleye ulaşabilecek yayınlar yapmamışlardır. Yapanlarda ise bazı teknik ve okuma hatalarından dolayı haberimizin olamadığı anlaşılıyor. Şöyle ki, Kevserî Mecmuası'nı kısmen ve ilk olarak yayınlayan Haşim Bey, mecmuasının taş baskı olması gibi bazı güçlüklerden dolayı olsa gerek "ت-te" harfinin "n-ﻦ" okunması ile "Akovalı Hanım Efendi" olarak okunmasına sebep olmuş, hatta günümüzde de bazı çalışmalarda Latin harfleri ile hatalı olarak kaydedilmiştir. Hatta Kevserî Mecmuası üzerine ilk ve önemli çalışmalardan birisine imza attığını düşündüğümüz Eugenia Popescu-Judetz ise sehven, Kevserî Mecmuası'nda "Edvâr-ı Hâtem'in Bakiyyesidir" yazılı olan notu "Edvâr-ı Kadîm'in Bakıyyesidir" olarak yeni harflere çevirmiştir (Judetz, 1998, 20)[1]. Yazımızda kısmen bu edvârı, Kevserî'nin aktardığı ölçüde tanıtmaya çalışacağız.

Nâyi Mustafa Kevserî'nin zikrettiği ikinci edvâr kitabı… Bestelerinin olduğunu biliyorduk; acem makamında bir peşrev, devrikebir usûlündeki Hüseyni Saz Semâî ve yürük semâi usûlündeki Irak Saz Semâî’si, yine o’na mal edilen segâh makamındaki Niyâz Âyini. Babasının desteğiyle değerli hocalardan musiki dersleri alan, rebap çalmasını öğrenen ve günümüzde iyi bir musikişinas olduğu kabul edilen Sultan Veled'in bir de edvâr kitabı olduğunu ilk kez Nâyi Mustafa Kevserî'den öğreniyoruz. Kevserî, makam tariflerini yaptığı satırlar arasında Sultan Veled'in edvârının olduğunu zikrederek on üçüncü yüzyılda telif edilmiş bir edvâr kitabına atıf yapmış oluyor. Bu edvâra dair bilgileri bu çalışmada ele alıyoruz.

Nâyi Mustafa Kevserî'nin adını zikrettiği diğer bir edvâr kitabı da Farâbî Edvârı'dır. Fârâbî’nin müziğe dair şu eserleri bilinmektedir: el-Mûsîka’l-Kebir, Kitâbu’l-Îkâ‘ât, Kitabu İhsâ’el-Îkâ‘ât, Kitâbu İhsâ ul-Ulûm (Kolukırık, 2014, 33)[2]. Kevserî, Fârâbî’nin hangi eserine atıf yapmıştır ya da Fârâbî’nin başka bir eseri daha var mıdır? Köşe yazımızda bu soruya elbette cevap arayamayız, aramayacağız da. Fakat araştırmacılar tarafından geniş araştırmasının yapılmasını temenni ediyoruz. Biz burada hangi konular Farâbî Edvârı'ndan alınmıştır, onu ele alacağız.

Kevserî Mecmuası'nda silinmiş fakat yarı okunur durumda olan bir edvar ismi daha zikredildiği görülür. "Edvar-ı Hızır" olarak yazılmış bu not silinmiş, üzerine makam tarifleri yazılmış olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar alıntının Hızır Ağa Edvarı'ndan yapılmadığı, başka bir kaynaktan alındığı anlaşılmış olsa da (Ekinci, 2016: 33)[3] Nâyi Mustafa Kevserî'nin Kemani Hızır Ağa'yı ya da eserini bildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunu Kevseri Mecmuası'nda gördüğümüz Hızır Ağa'nın buluşu olan makam ve usûl'den anlayabiliyoruz.

Şimdi adı geçen edvâr kitaplarına nasıl atıflar yapılmış, aktarılan konular nelerdir bunları görelim:

1. Edvâr: Akovalızâde Hâtem Efendi Edvârı

Nâyi Mustafa Kevserî'nin not olarak eklediği bilgilerde adlarını zikrettiği edvâr kitaplarının ilki "Akovalı Hâtem Efendi Edvârı"dır. Müellifi olan Akovalızâde Hâtem Efendi'nin on sekizinci yüzyıl divan edebiyatı şairi olduğu anlaşılmıştır. Şiirlerinin musiki terimleri ile dolu olması onun çok iyi bir musiki kültürüne de sahip olduğunu göstermekteydi[4]. Hâtem Efendi'nin Nakşıbendi, Kevserî'nin ise Mevlevi olduğu bilinmektedir. Müelliflerin çağdaş oldukları düşünülse de aralarında çok fazla yaş farkı olduğunu tahmin ediyoruz. Bu nedenlerle iki üstadın birbirini tanıyor olabileceğini zannetmiyoruz. Bu ihtimale dair hiçbir bilgiye de rastlamadık.

Kevserî, Akovalı Hâtem Efendi Edvârı'ndan önemli bulduğu bilgi ve daireleri mecmuasına ekleyerek bize Hâtem Efendi'nin bir edvârı olduğunu bildirmiş oluyor. Kevserî'nin mecmuasına eklediği bilgi ve daireye ilişkin notu şöyledir:

"Bu daire Fisagoras Hâkimindir. Akovalı Hâtem Efendi'nin edvârından müstahreçdir."

Mezkûr dairede Fisagoras'ın icadı olduğunu düşündüğümüz[5] rast, ırak, ısfahan, nevruz, gerdaniye, pençgâh ve zavili makam isimleri verilmiştir. Dairenin merkezinde de Hâtem Efendi'nin şu notu düştüğü görülmektedir:

"Bunlar [makamlar] nefse bast ve lezzet ve latif verir. Yani nefse itidal üzerine lezzet ve ferah bağışlar."

Kevserî Mecmuası'nda başka bir not daha vardır ki Hâtem Efendi'nin edvârının olduğunu ispatlar niteliktedir. Bu notta ise şu bilgi yazılıdır; "Edvâr-ı Hâtem'in Bakiyyesidir." Yarım sayfalık bilginin verildiği bu bölümünden hareketle Akovalızade Hâtem Efendi Edvârı'nın içeriğinin ne olduğu ve Kevserî Mecmuası'nda yer alan bazı bölümlerin de Hâtem Edvârı'na ait olduğu anlaşılmaktadır[6].

2. Edvâr: Farâbî Edvârı

Nâyi Mustafa Kevserî makamların tesir ettikleri vakitleri ve tabiatlarını gösteren dairelerin Farâbî Edvârı'ndan aldığını belirtmektedir. Bu dairelerin ilki, on iki makamın insanlar üzerinde hangi vakitlerde etkili olduğunu göstermektedir;

Rehâvi makamı: yalancı sabâh vaktinde, Hüseyni makamı: sabâhleyin,  Rast makamı: güneş iki mızrak boyu etkilidir. Bûselik makamı: kuşluk vaktinde, Zirgüle makamı: öğleye doğru, Uşşâk makamı: öğle vakti etkilidir. Hicâz makamı: ikindi vakti, Irak makamı: akşamüstü, Isfahân makamı: gün batarken etkilidir. Nevâ makamı: akşam vakti, Büzürk makamı: yatsıdan sonra, Zirefkend makamı: uyku zamanı etkilidir.

Farâbî Edvârı'ndan yapılan bu alıntı herkes tarafından bilinen ve Farâbî'ye ait olduğu kabul edilen bilgilerdendir. Haşim Bey Mecmuası'nda da aynı alıntıyı görmek mümkündür.

3. Edvâr: Sultan Veled Edvârı

Sultan Veled, Mevlâna Celâleddin-i Rûmî’nin büyük oğludur. 24 Nisan 1226 ilâ 11 Kasım 1312 yılları arasında yaşamış, Konya’da vefat etmiştir. Sultan Veled, babasının yolundan gitmiş; bir "Divan", "İbtidânâme", "Rebabnâme" ve "İntihânâme" adlarında üç mesnevi ve Fîhi Mâ Fîh veya Mecâlis-i Seb‘a’sı tarzında "Maarif" adlı bir eser telif etmiştir[7]. Bu eserlerinin içersinde bir musiki edvarı olduğuna dair hiçbir kaynağa ulaşılamamıştır. Fakat iyi bir musikişinas da olduğu kabul edilmektedir. Bunun temel sebeplerinden ilki daha önce de belirttiğimiz gibi çeşitli makamlarda bestelerinin olmasıdır. Bu bestelerini Ali Ufki Bey'in mecmuasında, Kantemiroğlu Edvarı'nda görmek mümkündür. Ayrıca Kevseri de Hüseyni Makamında bir peşrevin Sultan Veled'e ait olduğunu açıkça belirtmiştir (v. 155a). Rebabnâme adlı mesnevisi de iyi bir musikişinas olduğunu gösterir niteliktedir. Kevserî'nin mecmuasına eklediği Sultan Veled Edvarı'na dair bilgi notu şöyledir;

"Sultan Veled'in Edvarında bir kavl [söz, tarif] dahi vardır ki zirefkend[8]; muhayyerden hareket idüb (v. 193b) andan gerdaniyye, evç ve hüseyni ve nevaya gelüb yine hüseyni'den acem ohşayarak gerdaniyye ve acem ile hüseyni ve neva ve uzzal lakin uzzali bir hoşça beyan idüb ve andan nevaya çıkub beyati yüzünden dügâha inüb karar ider…" (v. 194a).

Nâyi Mustafa Kevserî'nin Zirefkend makamının tarifini Sultan Veled Edvarı'ndan alıntı yaptığı anlaşılmaktadır. Diğer makamlar arasında da "bir kavl dahi…" notu düşülerek yapılan tariflerin de Sultan Veled Edvarı'na ait olabileceğini düşünüyoruz. Örneğin bahrinazik makamı tarifi yapıldıktan sonra "…bir kavl dahi hicaz, segâh ile dügâh karar ider…" ek bilgisi verilmiştir. Bu ek bilgiler de Sultan Veled Edvarı'ndan olabilir.

4. Edvâr: Hızır Ağa Edvârı

Nâyi Mustafa Kevserî mecmuasında diğer makam bilgilerinden farklılıklar arz eden bir bölüm daha hazırlamıştır. Bu bölümün ayrı bir bölüm olduğunu göstermek, alıntıları birbirinden ayırmak için sayfanın ortasından çizgi ile ayırmıştır. Kemani Hızır Ağa'ya ait olduğunu düşündüğümüz bu bölüm yaklaşık iki sayfadır ve "mahur-aşiran" makam tarifi ile başlamaktadır. Onlarca makamın tanımlandığı bu bölümde Hızır Ağa'nın terkib ettiği "Vechiarazbar" makamı tarifi de bulunmaktadır.

"…Vechiarazbar gerdaniye kopub evcden bi-hüseyni nim hisara inüb ve neva ile çargâhı göstere ve perde-i segâhda karar ide…" (Kevseri, v. 192b).

Bu icadını Hızır Ağa ise edvarına şu şekilde not etmiştir: "…terkîb-i mezkûr fakîrin icadı olub nekre ve şirin bir terkîbdir ki istimâı mucib-i sehâ ve atadır." Hızır Ağa vechiarazbar makamının özelliklerini anlatır ve ardından da mezkûr makamda yazdığı bestesi için bir avuç dolusu altın ile mükâfatlandırıldığını açıklar. Ödüllendirildiği bu peşrevin usûlü de Hızır Ağa'nın icadı olan müsebba usûlüdür. Bu usûl, Kevseri Mecmuası'nda "usûl-i müsebbâ aded darb 13" açıklaması ile toplam otuz altı usûl dairesi içerisinde yerini almıştır (Kevseri, v. 18a).

Bu yazımızda ele aldığımız edvar kitaplarından Hızır Ağa Edvarı dışında diğer edvarlar üzerinde derinlemesine çalışma yapılmamıştır. Akovalı Hâtem Efendi Edvârı'nın ve Sultan Veled Edvarı'nın varlıklarının ve içeriklerinin ilk kez duyuluyor olması da şaşırtıcıdır. Bu yazımızda verdiğimiz bilgiler ile birlikte bu edvarların keşfedilmesine ve ortaya çıkarılmasına vesile olmayı ümit ediyoruz. Ayrıca şu soruya dikkat çekmekte yarar var. Farâbî Edvârı'ndan Sultan Veled Edvârı'na ve Akovalızâde Hâtem Edvârı'ndan Hızır Ağa Edvarı'na kadar yararlandığı kaynakların isimlerini zikreden Kevserî, yaklaşık 540 peşrev ve saz semaîsinin harf yazısı ile kaydedildiği bölüm de dâhil olmak üzere, nazari bölümlerin büyük bir kısmını istinsah ettiği kabul edilen Kantemiroğlu Edvarı'nın ismini neden zikretmemiş olabilir? Bu ve benzeri sorulara da cevap aramaya devam edeceğiz.

Diğer köşe yazımız da yine Kevseri Mecmuası'ndan. Nâyi Mustafa Kevserî'nin mecmuasında bazı sayfa kenarlarına, kendi icadı olduğuna dair not düştüğü bilgileri ve önemini ele alıyoruz.



[1]Popescu-Judetz, Eugenia (1998). XVIII. Yüzyıl Musiki Yazmalarından Kevseri Mecmuası Üstüne Karşılaştırmalı Bir inceleme (Çev. Bülent Aksoy). İstanbul: Pan Yayıncılık

[2]Kolukırık, Kubilay (2014). Bir İslâm Filozofu olan Farâbî'nin Müzik Yönü. ERUIFD, Sayı: 19, s. 29-53.

[3]Ekinci, Mehmet Uğur (2016). Kevseri Mecmuası-18. Yüzyıl Saz Müziği Külliyatı. İstanbul: Pan Yayıncılık.

[4]Bu konuda daha detaylı bilgi için: Varışoğlu, Celal (2003). Türk-İslâm Sanatlarının Felsefesi Bağlamında Müzik-Şiir Yakınlaşması ve Hâtem Divanı’nda Musiki. TÜBAR-XIV-Güz, s. 187-218.

[5]Haşim Bey de mecmuasına aynı bilgiyi Kevserî Mecmuası'ndan almış ve makamların " Hakim Fisagoras'ın ihtiraıdır" diyerek Fisagoras'ın icadı olduğunu belirtmiştir (Yalçın, 2016, 253).

[6]Bu konu ile ilgili ilk ve kapsamlı çalışma tarafımızdan yapılmıştır. "Bir XVIII. Yüzyıl Osmanlı/Türk Musikisi Yazılı Kaynağı: Akovalızâde Hâtem Efendi Edvârı" başlığındaki bu makale Bilig Dergisi'nde 2016 yılında kabul edilmiş olup halen basım sırası beklemektedir.

[7]Daha geniş bilgi için: Değirmençay, Veyis (2014). Sultan Veled'in Anadolu Selçuklu Devlet Adamları ve Diğer İleri Gelenleri Methi. AÜEF Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı: 52, s. 15-48.

[8]Mehmet Uğur Ekinci, Kevseri Mecmuası-18. Yüzyıl saz müziği külliyatı adlı çalışmasında "mecmua'nın içeriği" başlığı adı altında bu makamı (zirefkend) ve Sultan Veled Edvarı ismini atladığı görülmektedir (s. 33). Bu edvar ismini zikretmek Kevseri'den sonra bu çalışmada, bize nasip olmuştur.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -13-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -12-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -11-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -10-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -9-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -8-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -7-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -6-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -5-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -4-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -3-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -2-
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -1-
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında Hızır Ağa Edvarı...
Nâyi Mustafa Kevserî'nin "Mecmua"sında dikkat çeken notlar…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında Kitâb-ı Egâni; Kitâb-ı Egâni'de İmam-ı Âzam…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında Kitâb-ı Egâni, Kitâb-ı Egâni'de İmâm Mâlik
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında "Enceşe"
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında İbnü'l-Fârız Dîvânı'ndan Bir Şiir
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında İnsan Sûretleri…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında Nihâvend Peşrev...
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında Sa'atnâme…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında Hâtem Efendi Şiirleri…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasındaki Mühür ve İmzalar…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında Mesnevî'den Beyitler…
Nâyi Mustafa Kevserî'ye göre musikinin dört kavlî…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuası ve Nâyi Osman Dede'nin Defteri
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında aşiran perdesi…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasına Kaydettiği Hadis-i Şerifler…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında "Deve Hikâyesi"...
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında Esrâr-ı Nây-ı Şerîf…
Nâyi Mustafa Kevserî'ye göre şedd makamlar…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmuasında Şifa-Bahş Makamlar…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin icatları…
Filateliden müzikolojiye ve bir müzikolog gözüyle pullar…
Nâyi Mustafa Kevserî'nin Mecmûasında Zikrettiği Edvârlar...
Nâyi Mustafa Kevserî'den "Ney Açma" dersleri…
Nâyi Mustafa Kevserî'den genç neyzenlere tavsiyeler…
Diğer Yazarlar

Tarihe Not Düşmek…
Açılımcılar - yorumcular- sanatçılar (Hangisinden yad eyleyim gönlümü)…
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -13-
TULUM-II - (Derilerin Sepilenmesi/Tabaklaması)
Maverıck Sabre vesilesiyle…
Prof. Önder Kütahyalı'yı sonsuzluğa uğurladık...
İlginç tanıdıklarım oldu…
Koro sendromu…
İşlevsel Müzikoloji - Functional Musicology…
Yeni YÖK’ün ve değerli başkanı Sn. Saraç’ın övgüye değer kararı: Müzik öğretmenliği açısından yapıcı bir değerlendirme…
Neveser Kökdeş olayı…
Müzikoloji ve Gökhan Yalçın’ın Kevseri Mecmuası...
Çevrimiçi Türk Halk Musikisi Videoları: "Konma Bülbül Konma Nergis Daline"
Günün Sözü
Şefin el hareketlerinin büyüklüğünü, orkestraya duyduğu güven belirler…
(Ayhan Sarı)

Yazarlar 
Röportajlar
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Ayhan Sarı: Dergiden önce Etnomüzikoloji Derneği’nin kuruluş öyküsüyle başlayalım mı? Fırat Kutluk: Etnomüzikoloji Derneği ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,28ms