Bugün - 30 Mayıs 2020 Cumartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 19°°C
Haber Detayları

İsmail Zühtü Kuşçuoğlu'nun müzik mahfuzu açığa çıktı…

Tamamlanmamış ilk Türk operası Tezer'in bestecisi, Ahmet Adnan Saygun'un ilk müzik hocalarından, koro ve bando kurucusu, şefi, Kurtuluş Savaşı askeri, Cumhuriyet öncesi senfonik yapıt veren ilk bestecilerimizden 1877-1924 yılları arasında yaşamış İsmail Zühtü (Kuşçuoğlu) gerek müzisyen ve besteciliği gerekse hayatı açısından günümüze aktarılamamış, hakkında bilgimizin çok kısıtlı olduğu bir müzik insanımızdır. Hakkında uzun zamandır bilgisizlikten yakınan müzikologlar için bir sandık dolusu belge gün ışığına çıktı…

TARİH Haberi - 26 Şubat 2016 Cuma - 23:32
Tamamlanmamış ilk Türk operası Tezer'in bestecisi, Ahmet Adnan Saygun'un ilk müzik hocalarından, koro ve bando kurucusu, şefi, Kurtuluş Savaşı askeri, Cumhuriyet öncesi senfonik yapıt veren ilk bestecilerimizden 1877-1924 yılları arasında yaşamış İsmail Zühtü (Kuşçuoğlu) gerek müzisyen  ve besteciliği gerekse hayatı açısından günümüze aktarılamamış, hakkında bilgimizin çok kısıtlı olduğu bir müzik insanımızdır. Hakkında uzun zamandır bilgisizlikten yakınan müzikologlar için bir sandık dolusu belge gün ışığına çıktı…
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

İzmir'de tiyatro ve müzik çalışmaları ile tanıdığımız Yaşar Ürük yıllardır peşinde olduğu belgeleri Almanya'dan gün ışığına çıkardı.

Yaşar Ürük:

"İsmail Zühtü'nün kayıp eserlerini peşine 40 yıl önce araştırmaya başlamıştım. Bazı eserleri yurt dışında basılan İsmail Zühtü'nün, Türk müziğinin önemli isimlerinden Ahmed Adnan Saygun'un hocasıdır. Kayıp eserlerin bir bölümünü, sanatçının diğer öğrencisi Hilmi Ferit Atrek'ten ölümünden önce almıştım. Bir bölümünü de İsmail Zühtü'nün hocalık yaptığı Mithatpaşa Endüstri Meslek Lisesinin arşivi yanmadan önce edinmiştim. Ama yine bazı parçalar eksikti.

Hocaların hocası"nın yaklaşık 100-120 yıl önce yazdığı eserleri ailesinin bir sandıkta saklamış.İsmail Zühtü'nün Almanya'da yaşayan torunu Seyide Kayserili'nin yakınları beni arayarak "kayıp hazineyi" gösterdiler. Çok iyi çocuk şarkıları ve koro parçalarının yer aldığı bu eserlerTürk müzik tarihi açısından büyük önem taşıyor.

Vefatından sonra bazı aile bireyleri, İsmail Zühtü'nün bütün notalarının içinde bulunduğu sandığı alıp evine götürmüş. Müzik dünyamız da bestecinin eserlerinden mahrum kalmış. Çok önemli eserleri var, müzik dokusu ve orkestrasyonu çok sağlam eserler. Önceki yıl Almanya'dan bir hanımefendi beni buldu. İsmail Zühtü'nün torununun kızı olduğunu anlattı. Eserleri sakladığını da söyledi. Önce bir sandıkta, daha sonra valizde saklamışlar. Bu eserleri ben de görebildim. Çoğu piyano parçası. Yüzlerce nota orada bekliyordu. Çok mutlu oldum, notaları almamı istediler ancak sonra eserlerin Milli Kütüphane'ye bağışlanması konusunda görüş birliğine vardık.

Notalar gelecek aylarda kütüphaneye bağışlanacak. Önce tasnifleme çalışması ile kayıt sistemine aktarım yapılması ve bunların müzik eğitimi verilen kurumlarla paylaşılması gerektiğini düşünüyorum."

İsmail Zühtü'nün hayatının anlatıldığı ve gün yüzüne çıkan bir eserin seslendirildiği toplantıya katılmak üzere Almanya'dan İzmir'e gelen Seyide Kayserili şöyle konuştu:

"Büyük bir gurur yaşıyorum. Bu eserleri yıllarca korudum. Bu eserler için en iyi yerin Milli Kütüphane olduğuna karar verdim. böylece İsmail Zühtü'nün notaları artık güvende olacak."


Ahmet Say'ın kaleminden İsmail Zühtü Bey…

Ülkemizde cumhuriyet öncesi dönemin en parlak ve üretken müzikçisi, aynı zamanda değerli bir besteci, piyanist ve müzik eğitimcisi olan İsmail Zühtü Bey’dir (1877-1924). Ne yazık ki o, pek bilinen bir sanatçımız değildir; bu yüzden adı da pek anılmaz.

İsmail Zühtü Bey hakkında öncelikle belirtilmesi gereken bilgilerin başında, onun Türk Beşleri’nden ünlü bestecimiz Adnan Saygun’un hocası olması gelir. Ayrıca, ülkemizde Avrupa müzik kültürünün klasik formlarından “sonat” ve “senfoni” gibi eserleri ilk besteleyen de İsmail Zühtü Bey olmuştur. İzmirli olan ailesi “Kuşçuoğlu” lâkabıyla anılan sanatçının üç yaşındayken babası ölmüş, 7-8 yaşlarına geldiğinde, üvey babası tarafından çobanlık gibi zorlu işlerde çalıştırılmıştır. Üvey babasının da ölmesi üzerine annesiyle Tire’ye göçen İsmail Zühtü, 1890 yılında Tire’ye gelen İzmir Sanayi Mektebi’nin bandosunu izleyince, bu topluluktaki öğrencilerin parlak giysilerine, yaptığı müziğe ve çaldığı çalgılara özenerek önündeki bütün engelleri aşıp bu okula girmeyi başarmıştır. Sanayi Mektebi’nde müziğe büyük ilgi göstermesi dolayısıyla okul müdürü tarafından korunan 13 yaşındaki yetenek, İzmir’de dönemin ünlü besteci ve hocası Macar Tevfik Bey’den piyano, teori, armoni ve kontrpuan dersleri almıştır. 1896 yılında İzmir Sanayi Mektebi’ni bitirdikten sonra, yetiştiği okuldaki İtalyan asıllı kemancı ve piyano öğretmeni “Hidayet Bey”in yardımcısı olarak görevlendirilen İsmail Zühtü, okulda kısa sürede müzik öğretmenliğine getirilmiştir.

İlerici düşünceleri nedeniyle memuriyette zorluklarla karşılaşan sanatçımız, 1908’de Meşrutiyet’in ilânı üzerine Sanayi Mektebi’nin yanı sıra, İzmir’deki çeşitli okullarda koro ve bando toplulukları kurmuş, bunları çalıştırmıştır. 1913 yılında ise Adnan Saygun’un babası Celâl Bey’in tavsiyesiyle yeni kurulmuş olan İzmir İttihat ve Terakki Mektebi’nin müzik eğitimiyle ilgili sorumluluğunu üstlenmiştir. Ertesi yıl patlayan Birinci Dünya Savaşı’nda askere alınan İsmail Zühtü, Çanakkale’den sağ çıkmıştır. Bu bir mucizedir. Mucize olduğunu şöyle bir örnekle belirteyim: Çanakkale Savaşı’nın kızıştığı günlerde, birçok okul gibi örneğin İstanbul Erkek Lisesi’nin son sınıf öğrencileri de cepheye gönderilmiş, onlardan bir kişi bile geri dönmemiştir. “Ne pahasına?” diye sorulacak olursa, ortaya öncelikle şu iki gerçek çıkar: Birincisi, İngiliz Donanması, Çanakkale Boğazı’nı geçemediği için, Karadeniz’e çıkıp Sovyet Devrimi’ni önleme yolunda Çarlık Rusyası’na yardımcı olamamıştır. İkincisi, İngiliz Hükümeti’nin verdiği bilgilere göre, bu savaşta İngiliz Donanması’nın üçte biri Boğaz’ın sularına gömülmüştür. (Çanakkale Savaşı’nda yitirdiğimiz kahramanları burada saygıyla anıyorum.)

İsmail Zühtü’nün yaşam öyküsünün son bölümü şöyledir: Yurdumuzda Birinci Dünya Savaşı’nı izleyen Kurtuluş Savaşı’nda sanatçımız, 1920 yılında ailesini İzmir’de bırakarak işgal kuvvetlerini yurttan süpürmek amacıyla Kuvayi Milliye’ye katılarak önce Eskişehir ve Kastamonu’ya gitmiş, daha sonra Ankara’ya geçerek Garp Cephesi Bandosu’nun ve Millet Meclisi Bandosu’nun “şefi” olarak komutanlığını yapmıştır.

Kurtuluş Savaşı’nın zaferle bitmesi ve cumhuriyetin kurulması üzerine memleketi İzmir’e dönen İsmail Zühtü, bedensel ve ruhsal yorgunluğunu üzerinden atamadığı sıkıntılı bir dönemden sonra, 11 Ağustos 1924’te yaşamdan ayrılmıştır. Ailesinin verdiği bilgiye göre, Eşrefpaşa semtindeki İzmirlioğlu Mezarlığı’na gömülen İsmail Zühtü’nün mezarının olduğu yerde, bugün bir ilkokul bulunmaktadır.(2)

__________________________________

(1) Efsun Yıldız "Sandıktan asırlık besteler çıktı" Anadolu Ajansı,

http://aa.com.tr/tr/kultur-sanat/sandiktan-asirlik-besteler-cikti/526950 

(2)Ahmet Say "İsmail Zühtü Bey" Sanattan Yansımalar, 18.10.2015 http://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/ahmet-say/ismail-zuhtu-bey/735/ 

 

 

 

 

Facebook'ta Paylaş
 
Anahtar Kelimeler:Tamamlanmamış, ilk, Türk, operası, Tezerin, bestecisi, Ahmet, Adnan, Saygunun, i,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer TARİH Haberleri
Giuseppe Donizetti'yi doğum yeri Bergamo'da anmak… Bülent Aksoy
III. Selim'in yaptırdığı çeşme...
Dede Korkut Destanı Unesco Listesi'nde...

Dede Korkut Destanı Unesco Listesi'nde...
Geleneksel Türk müziği tarihine ışık tutacak belge...
“Neden Geldim Amerika'ya“ Türküsü…
“Çaykovski İstanbul’da” iken...
Bilinmeyen bir edvar günışığında: Hekimbaşı Edvarı
Diğer Başlıklar

Coronavirüs'e karşı yeni konser salonu (2020)...
Telli Çalgılar Yarışması...
Aşık Mahzuni Şerif: : "İşte gidiyorum çeşm-i siyahım" ... Halil Atılgan
Mesut Mertcan ve Adana Huzurevi… Recep Ergül
Amsterdam Concertgebouw konser salonunda coronavirüs trajedisi: 4 ölü...
Trakyalı müzisyen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti...
Yöresel Van Türküleri Yarışması sonuçlandı…
Fikir hırsızlığının kitabını bastırmış bir fikir hırsızı hakkında… Okan Murat Öztürk
Fırat Kızıltuğ “ Çal söyle şarkımı“ kitap kapağında bas kemençe...
Sanal korolar, ses bağışı ve müzikte sosyal sermaye… Gökmen Özmenteş
Günün Sözü
İçerideki bölücü olmayan düşman, dışarıdaki düşmandan yeğdir…
(Ayhan Sarı)

Yazarlar 
Röportajlar
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Ayhan Sarı: Dergiden önce Etnomüzikoloji Derneği’nin kuruluş öyküsüyle başlayalım mı? Fırat Kutluk: Etnomüzikoloji Derneği ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,59ms