Bugün - 19 Kasım 2017 Pazar
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Haber Detayları

Samsunlu Bağlama Yapımcıları... V. Yeğin - E. Sancak

Tarihçesi 17. Yüzyıla kadar giden çalgı yapımcılığının ülkemizdeki gelişimi 20. Yüzyılın ortalarına doğru başlar. Bu sanat dalı başlangıçta bir boş zaman uğraşı olarak görülmüştür... Bağlama çalıcılığı yurt sathında yaygınlık göstermesine rağmen, yapımcılığı aynı biçimde yaygınlık kazanmamıştır...

ÇALGI Haberi - 4 Mart 2015 Çarşamba - 00:30
Tarihçesi 17. Yüzyıla kadar giden çalgı yapımcılığının ülkemizdeki gelişimi  20. Yüzyılın ortalarına doğru başlar. Bu sanat dalı başlangıçta bir boş zaman uğraşı olarak görülmüştür... Bağlama çalıcılığı yurt sathında yaygınlık göstermesine rağmen, yapımcılığı aynı biçimde yaygınlık kazanmamıştır...
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Samsunlu Bağlama Yapımcıları ve Bu Ustaların Yapım Sanatına Katkıları ... Veyis YEĞİN - Emin SANCAK*  

        Çalgı yapımcılığının dünya tarihçesi 17. Yüzyıla kadar gitmektedir. ülkemizdeki gelişimi ise 20. yüzyılın ortalarına doğru başlar. Başlangıçta bu sanat dalı bir boş zaman uğraşı olarak görülmüştür. Bağlama, ülkemizde en yaygın olarak çalınan ve yapılan çalgıdır. Bağlama çalıcılığı yurt sathında yaygınlık göstermesine rağmen, yapımcılığı aynı biçimde yaygınlık kazanmamıştır. Köyden kente göç ile birlikte bağlama yapımcılığı ve giderek bağlama teknesi ustalığı da ayrı, toplumsal bir iş bölümü olarak gelişmiştir. Bağlama ve bağlama teknesi yapımcılığı sanatı, ülkemizde İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerinde yaygınlık göstermesine rağmen özellikle bağlama teknesi yapımcılığı özel bir ustalık dalı olarak belli başlı illerde yoğunlaşmıştır. Bu illerin başında da Samsun, Kastamonu, Giresun, Aydın gibi iller gelir.

         Samsun ili, gerek bağlama icracılığı gerekse bağlama ve tekne yapımcılığı bakımından ülkemizin en önemli belli başlı merkezlerinden biridir. Konumuzu dağıtamamak için icracılık üzerinde durmayacağız. Samsun’da bağlama ve bağlama teknesi yapımcılarını şu şekilde sayabiliriz; Mesut ÜNALAN, Ömer SİNOP ve oğlu (Enver SİNOP), Nihat KAHVECİ, Süleyman BALCI ve oğulları (Ahmet-Bilal-Osman- Abdullah), Mecnun BAŞ, Adem KIR, Ahmet KİLİM, Celal TOPUZ ve oğulları (Erdoğan- Ümit), Türkay GÜNDOĞDU ve oğlu (Arif Türker GÜNDOĞDU), AYDEMİR kardeşler ve yeğenleri (Celal KIZILKAN), Ümit BEKİZAĞA, Yakup ÖZDEMİR, Aydın KAYA, Osman KUZU, Davut- İbrahim GÜNEŞ, Mustafa KURTGÖZOĞLU, Kemal SARIUSTA,  Ali BÜYÜKDENİZ, Recai CAN. Yazımızda bu mesleğe yıllarını vermiş, bu meslekten büyük paralar kazanmasalar da çalgı yapım sanatına adını haklı bir gururla yazdırmış ustalarımızdan ve onların bu sanata yapmış oldukları katkılardan bahsedeceğiz.

            Mesut ÜNALAN (1926), babası devlet demir yollarının ilk ustalarındandır. Kendisi de baba mesleğini seçmiş, demir yollarında ustabaşı olarak çalışırken, 1945 yılında ek gelir sağlamak amacıyla bağlama teknesi (ses kutusu) oymaya başlamıştır. Bu merakı onu bağlama yapımcılığına yöneltmiştir, dönemin iyi icracılarından (Bayram ARACI- Mucip ARCIMAN) ve İstanbul’a giderek ünlü Agop Ustadan faydalanmıştır. ÜNALAN Usta, Samsun’da oyma tekneciliğini ilk başlatan kişidir. Sonradan geliştirdiği üçgen veya geometrik parçalardan kurulan tekne (ses kutusu) biçimi ise ayrı bir üslup haline gelmiştir. Bu üslupta yapılan ses kutularının sayısız avantajı vardır. Ses kutusu yaklaşık 250-300 adet parçadan oluştuğu için ağaç maliyeti bakımından son derecede ekonomiktir. Parçalar, farklı tür ve renk ağaçlardan kurulduğu için son derece zengin görüntüler elde edilmektedir. Her parçanın etrafına veya içine işlenebilecek kakma, kaplama vb malzemelerle, bu gövdelere estetik bakımdan çok zengin ve kıymetli işçiliklerle ayrı bir sanatsal değer kazandırılabilmektir. Parçalı tekne denilen bu üslubun doğmasını sağlayan ilk ve en önemli temsilcilerden biri Samsunlu Mesut ÜNALAN’dır. Ülkemizde bu üslupla yapılmış en iyi ses kutularında genellikle Mesut Ustanın imzası vardır. Kendisinin, ‘’ iş olsun diye yaptım’’ dediği bu ses kutularında son derece temiz ve insanda hayranlık uyandıran zengin görsellik vardır. Bunun yanında, ustanın kullandığı ağaçların, ağırlıklı olarak Samsun ve çevresinde yetişiyor olması ilimiz açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Bir dönem Ömer SİNOP ile de çalışan Mesut ÜNALAN, halen istasyon mahallesindeki tarihi değer olarak anılması gereken atölyesinde çalışmalarını devam ettirmektedir.

           Süleyman BALCI (1928), Balcı kardeşler adıyla ünlenen bağlama ve teknesi yapımcısı Ahmet, Bilal, Osman, Abdullah BALCI’ nın babası ve ustasıdır. Süleyman Usta aktif olarak otuz yıl kadar bu mesleği icra etmiş, yetiştirdiği dört oğlu ile birlikte yaptığı üretim sayıca binlere ulaşmıştır. Balcı kardeşler yapımcılık sanatı içindeki faaliyetlerini Samsun’da halen sürdürmektedirler.

            Ümit BEKİZAĞA (1949) ve Yakup ÖZDEMİR (1952), hem icracı hem yapımcı kişilikleriyle bu alanda aktif rol almış ustalardır. Ümit BEKİZAĞA sonradan icracılığa yönelmiş, TRT Ankara Radyosu’nda THM alanında şef olarak görev yapmaktadır. Yakup ÖZDEMİR halen Samsun’da çalışmalarını aktif olarak sürdürmektedir.

          Ahmet AKIN (1963), 1979 yılında çıraklığa başlayıp 1982 yılında atölye açarak bu sanattan maddi gelir elde etmeye başlamıştır, mesleki anlamda Cafer AÇIN’ dan faydalanmıştır. Kardeşlerini de bu mesleğe yönlendirip onlara da destek olmuştur. Ahmet AKIN halen Samsun’da, kendi atölyesinde çalışmaya devam etmektedir, bağlamın yanında ud, kanun ve yaylı çalgılarla da uğraşmaktadır.

         Aydın KAYA (1956), Uzun yıllar Samsun Endüstri Meslek Lisesi Mobilya Dekorasyon Bölümü’nde Bölüm Başkanlığı yaptı. Sanata yakınlığı, bağlama çalma hevesiyle başlamıştır. Bağlama çalmayı öğrenmek için satın aldığı bağlamaları, kendine göre yetersiz olduğunu düşünerek bağlama yapımına 1994’te başlamıştır. Samsun’da yetişen icracı ve yapımcı Kemal SARIUSTA’dan faydalanmıştır. Önceki iş tecrübeleri sayesinde, sanatında kısa zamanda ustalık mertebesine ulaşmıştır. Halen çalışmalarını Samsun’da kendi atölyesinde sürdürmektedir.

          Celal KIZILKAN (1965), çocuk yaşlarında Aydemir Kardeşler olarak bilinen dayılarından etkilenerek bağlama teknesi oymaya başlamıştır. Alet tutma ve ağaç oymacılığı konusunda özel bir yeteneğe sahip olan KIZILKAN, kısa zamanda ustalık mertebesine ulaşmış ve son otuz yıldır bu uğraşını sürdürmektedir. Son yıllarda gelen talep üzerine Antep ve Maraş Pazarcık’a geçici sürelerle giderek sanatını bu illerde sürdürmüş ve bu illerde de ustaların yetişmesine katkıda bulunmuştur.

Samsun, özellikle oyma bağlama teknesi yapımcılığı konusunda önemli bir merkezdir. Çalgı yapım sanatı içerisinde müstakil bir üretim kolu olarak da var olan ses kutusu (tekne) oymacılığında ana malzeme dut, kestane, ve kayın ağaçlarıdır. Bu ağaç türlerine son yıllarda Samsunlu ustalar tarafından akçaağaç, karaağaç ve ceviz ağaçları da eklenmiştir. Son derece meşakkatli bir iş olan tekne oymacılığı özel yetenek ve geniş tecrübe gerektirir. Tekne yapılacak ağaçlar hava kurusu durumuna gelmemelidir. Aksi durumda bu ağaçlar yalnızca makina ile işlenebilir. Oysa tekne oymacılığı tamamen bir el sanatıdır. İşlenecek ağaçlar, halk arasındaki deyimi ile ‘’su yürümeden’’ yani vejetasyon dönemi başlamadan önce kesilmelidir. Tomruk olarak alınan ağaçlar, en fazla 3-4 ay bekletilebilir, sonra hemen işlenmeye başlanmalıdır. Her tomruk uygun ölçülere ustalıkla bölünür, bölünen her parça üzerinde çalışılmayacaksa uygun biçimde korunur ve saklanır, hava cereyanından uzak tutulur. Teknenin önce dışı işlenir, istenilen form verildikten sonra içi işlenmeye başlanır. İşlenen ağaçlardaki su yoğunluğunun fazla olması, ağaçların işlenmesini kolaylaştırır ancak bu durum çok önemli bir riski de beraberinde getirir. Tekneyi işleyen usta yeterli tecrübeye sahip değilse teknenin çatlayıp patlamasına ve hızla şekil değiştirmesine engel olamaz. Bu sebeple tekne oyulurken ve oyulduktan sonra da her iş aşamasında ki bu aşamalar birkaç ay devam etmektedir, teknenin bozulmasına neden olacak her türlü etki ortadan kaldırılmalıdır.  Bu durum engin bir iş tecrübesini gerektirir.

Genel olarak ilimizde bağlama yapımcılığına önderlik etmiş ustalarımızı kısaca andık. Günümüzde bağlama yapımcılığı, usta-çırak yoluyla halen devam ederken, artık üniversitelerimizde, bilim ortamlarında eğitim ve araştırma çalışmalarıyla birlikte gitmektedir. Arif Türker GÜNDOĞDU, Emin SANCAK gibi yapımcılarımız da okul kökenli eğitimlerini tamamlamış ve Samsun’da çalışmalarına devam etmektedirler. Geleneksel el sanatlarımız içerisinde yer alan çalgı yapımcılığımız dolayısı ile bağlama ve bağlama teknesi yapımcılığı, başta da belirttiğimiz gibi yurt geneline homojen biçimde dağılmamıştır, belli başlı şehirlerde örgütlenebilmiştir. Samsun ili geleneksel çalgı yapımcılığın geliştiği önemli merkezlerden biridir. Bu çalışmamızda salt bağlama ve bağlama teknesi yapımcılığını konu aldığımız için sanatın diğer dallarına değinilmemiştir. Ancak bu sanat dalının meslek liselerinde giderek üniversitelerde örgün eğitiminin yapılmasına önderlik etmiş Samsunlu büyük sanatçı Mithat ARMAN’ı burada saygı ve rahmetle anmak istiyoruz. Şimdi onun sayesinde hem Samsunlu hem yurdun dört bir yanından gelen gençler bu sanat dalını bilimsel ortamlarda öğrenmektedirler.

_________________________________

* Veyis YEĞİN, E.Ü.-DTMK Öğr. Gör. / Emin SANCAK, E.Ü-DTMK Mezunu, Lutiye.


 
Facebook'ta Paylaş
 
Anahtar Kelimeler:Tarihçesi, 17, Yüzyıla, kadar, giden, çalgı, yapımcılığının, ülkemizdeki, gelişi,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

Besim ACAR()
Amatör bağlama çslarım. kaliteyi ucuza almak istiyorum. yardım
Gönderilen Tarih - 20 Ekim 2017 Cuma (22:56)  
M. Kazım Ünür()
Ben emekli bir bağlama hocasıyım. Samsundaki Oyma Tekne Ustalarıyla iletişim kurmak istiyorum. Yardımcı olursanız memnun olurum. Sevgi ve saygılar...
Gönderilen Tarih - 7 Şubat 2016 Pazar (07:43)  

Diğer ÇALGI Haberleri
Kazak çalgısı Dombra artık Türkiye’de yapılıyor…
Esin Atıl’ın Levni and the Surname kitabında çalgı adlandırma yanlışlıkları… İlhami Gökçen
Sipsi yapımcısı Hüseyin Demir ile sipsi üzerine…

Sipsi yapımcısı Hüseyin Demir ile sipsi üzerine…
Okluğ'dan ıklığa Emin Kök...
Türkiye'de çalgı yapımcılığı mesleği üzerine...
Çalgı yapımında Boraks madeni ile patent aldı…
Kuzey Kıbrıs'tan: “Ortak sevdamız akordion“ Murat Obenler
Diğer Başlıklar

Ortadoğu uyanıkları (Kırık Cam Teorisi) Türkiye'de toplumsal hayatımızı mahvetmeden…
Karanlıktan gün ışığına 18.yy Osmanlı musikisi: Bezmâr⠓Tarab-ı Kevser“
Kazakistan Karaganda Senfoni Orkestrası konserleri...
Atatürk'ün kendi sesinden bir türkü plağı var mıdır?.. Süleyman Şenel
Tanini Trio’ya “Stratejik Vizyon Sahibi Sanatçı Ödülü”…
'Dünyanın Kemanları' festivali CRR’de…
TRT TSM Repertarı’ndaki eserlerin kaçta kaçı seslendiriliyor?.. Bayram Yurdacan
Divane ve Metal Profil Saplı Bağlama mucidi ile söyleşi İTÜ TMDK’da…
İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu 30. Kuruluş Yıldönümü Konseri…
Porte Dergisi’nden Makale Başvuru Çağrısı…
Günün Sözü
Müzik, ruhu kelimelerden daha etkili binlerce şeyle doldurur…
(Mendelsohn 1809-47)

Yazarlar 
Röportajlar
Ela Altın ile Röportaj… Tuba Dere
Röportajın devamı için bkz: http://www.musikidergisi.com/yazar-242-ela_altin_ile_roportaj%E2%80%A6_tuba_dere.html ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,42ms