Bugün - 30 Mart 2020 Pazartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 12°°C
Yazar Detayları

Gökmen Özmenteş

Gökmen Özmenteş - Tanıdık bir öykü bu…

Tanıdık bir öykü bu…
Yazı Tarihi: 10 Ocak 2020 Cuma

S.R.Arjana’nın Ketebe Yayınları’ndan çıkan “Batı Tahayüllünde Müslümanlar” başlıklı etkileyici çalışmasında Batı'nın İslamiyete ve Müslüman toplumlara olumsuz bakışının tarihselliği çok net ve derin analizlerle ortaya konmuş. Oryantalizmin müslüman canavarları ve özellikle de Türk Canavarlar'ı inşası pek ilginç. Hatta kitapta Türk Canavarlar'a özel bir bölüm bile açılmış. Yani canavarlar içinde özel bir yerimiz olduğu kesin. Bu bağlamda tanımlanan beş gotik canavardan biri olarak Dracula'nın Osmanlı-Türk ve müslüman köken üzerinde inşa edilen kimliğinin analizi çok heyecan verici.

Edebiyat, resim, heykel, sinema başta sanatta bu imgelerin nasıl kurulduğuna ilişkin örnekler bizdeki öz-oryantalistlerin "aslında canavar değiliz" savunusuyla davrandıklarını düşündürüyor. Burhan Altıntop'un ünlü "Ben de Nişantaşı çocuğuyum" repliğindeki duygunun ta kendisi.

İlginç şekilde Batı'nın bu canavarlaştırma sevdasında Türk Müziği'ne sanıldığı kadar yer vermediği, bilakis çoğu zaman heyecan verici, ilginç, enerjik bile bulduğunu biliyoruz. Buna rağmen müzik alanındaki reformlarımızda bir "iç-canavarlaştırma" heyecanı da gözlenebilir. Zamanın ruhuyla bakarsak toleransı hak eden bu "reformist" bakışa sarılan günümüz "homo musicademicus"u kanonik replikant bir cemaat olmanın ötesinde değil maalesef. Müziğin toplumun içinde doğal süreçlerle devinmesi değil, kurgulanmış bir müziğin bizatihi ideolojimsi bir yapıya dönüşerek toplumsallaşması beklenmişti ki bu bakış hâlâ güçlüdür. Canavar olmadığını iddia ederken kendinden başka bir şeye dönüşmeye çalışan ancak artık ne ona, ne buna, ne de kendisine benzemeyen birinin "self-monstering" öyküsü bu. Açıkçası Batı'nın burayı nasıl gördüğünün çok da önemi yok. Ancak bu bakışı bağlamı dışında özümseyip pratiğini buna göre çizen, eylemlerini farkında olarak/olmadan canavar olmadığını kanıtlamak üzerine oturtan, kendisini kendisine canavarlık iddiasını atana benzemek suretiyle ispatlamak zorunda hisseden ve bunu da modernleşme, sekülerleşme vb. her dönemin geçer akçesi kavramlarla gerekçelendiren öz-oryantalistler esas sorun. Bu anlayışın en güçlü ve hâkim olduğu saha şüphesiz müzik eğitimi sahasıdır. 1 Kasım 2019 tarihinde düzenlenen "Kuruluşunun ve Eğitime Başlamasının 95. Yılında Musiki Muallim Mektebi Çalıştayı" bu bağlamdaki öz-oryantalizmin katılımcıların bir kısmının büyük bir özveri ve sabır ile şahitlik ettikleri bir geçit törenine sahne olmuştu. Söz konusu Çalıştay’ın ardından düzenleme kuruluna sunduğum rapor bir sonraki yazıda.

 

 

 

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Müzik ve şiir için kaygılanmak…
Tanıdık bir öykü bu…
Musiki Muallim Mektebi Çalıştayı’nın ardından…
Celal Şengör vesilesiyle: “Milli musiki” fikri ne kadar milli?
Bir Müzik Eleştirisi Talebi ve Müzik Camiamızın Hal-i Pür Melali…
Sanat insan seçmez, seçim kültüreldir...
Türküler bizim...
Tekelleştirilmiş entelektüelizm…
Biriktirilmiş entelektüel refleks ve eril elitizmin sembolik şiddeti…
Parazit Melodi Sendromu
Climax: Foucault ve müzik perspektifinde bir analiz…
Gerçek klasik müzik bu değil…
Yeni bir "Müzik Tarihi Kitabı" vesilesiyle…
Popüler müzik videolarında ezoterizm ve bir analiz…
Diğer Yazarlar

Yağmacı kasasıyla meşgul!..
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -6-
Kendi geleneğini oluşturamadan müziğe yabancılaşan korolarımız…
Müzik ve şiir için kaygılanmak…
Ben önemsemedim, sen de önemseme…
Koro sendromu…
Arabesk müzik geri (mi) dönüyor?..
Halk Musıkisinin Sözlüğü...
Müzikolojide ötekileştirme…
Çevrimiçi Türk Halk Musikisi Videoları: "Konma Bülbül Konma Nergis Daline"
Günün Sözü
Müzik insanı önce kendisiyle, sonra da diğer insanlar ve evren ile bütünleştiren en etkili araçtır...
(Sufi Inayat Han 1882-1927)

Yazarlar 
Röportajlar
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Ayhan Sarı: Dergiden önce Etnomüzikoloji Derneği’nin kuruluş öyküsüyle başlayalım mı? Fırat Kutluk: Etnomüzikoloji Derneği ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,61ms