Bugün - 17 Ağustos 2018 Cuma
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

Tuğrul Göğüş

Tuğrul Göğüş - Seyyal Saraç “Piyano Çalıyorum”kitabı üzerine…

Seyyal Saraç “Piyano Çalıyorum”kitabı üzerine…
Yazı Tarihi: 29 Mart 2018 Perşembe

Birkaç gün önce tarafıma kargodan bir zarf geldi, herhangi bir şey almış değildim ya da son günlerde internetten bir sipariş de vermemiştim. Kargo görevlisinin uzattığı kağıdı imzaladım ve zarfı aldım. Baktım, hayli ağır sayılabilecek bir zarf… Hemen merakla zarfı açtım ve bir de ne göreyim. Uzun yıllardır İzmir’den arkadaşım olan Seyyal Saraç Karar ile Muzaffer Saraç’ın oluşturdukları yeni bir kitap, başlığı da “Piyano Çalıyorum”… O anda hissettiğim mutluluğu anlatmam inanın mümkün değil.

 Bu mutluluğun birkaç nedeni var, belki de en başta uzun bir zamandır görüşemediğim değerli arkadaşlarımın beni hatırlaması… İkincisi, ortaya yepyeni bir üretimin çıkmış olması ki hiç kimsenin üretim için çaba harcamadığı ve yeni bir olgunun ve fikrin çıkmadığı bir ortamda Seyyal ve Muzaffer Saraç çiftinin emek harcayarak bir kitap yazmaları ve satış ile ilgili kaygılarının olmayıp üretmenin hazzına varmış olmaları… Hep dış kaynaklı malzemeye ve kitaplara sipariş verildiği kısır bir ortamda yerli bir kaynağın var olması…

Kitabın harikulade bir kapağı var, elinden resim de gelen Muzaffer Saraç bu kitabın kapağını kendi elleriyle hazırlamış. Makalenin ilişiğinde bu kapağın resmini görebilirsiniz. Kapakta dikkatimi çeken bir dip not var: “Beşinci Basım.” Demek ki ben beşinci basıma kadar bu kitabın farkına varmamışım, buna gerçekten üzüldüm. Fakat beş baskı yapan bir kitap olgusu duruyor karşımda, buna da çok sevindim.

Osmanlı’nın Tanzimat fermanından bu yana nota ve küğ kitabı yayını hep bir avuç fedakar insanın sırtına yük gibi binmiş ve bu genel durum “Cumhuriyet Türkiye”sinde de pek değişmemiş. Şu anda tarihsel dönem olarak içinde bulunduğumuz 2000’li yıllar ve ötesinde de pek fazla değişen bir durum olmamış. Küğseverler, küğ öğrencileri ve öğretmenleri, sanat kurumlarında çalışan ertikten kişiler okumaya hemen hemen hiç önem vermemektedirler. Bu duruma yine ilginç bir örnek sayın Muzaffer Saraç’ın sahibi olduğu “Sahne Yayınları”ndan çıkan ve çevirisini benim yaptığım “Bale” kitabı yalnızca 500 adet basılmıştı ve bitmesi birkaç yıl almıştı. Yalnızca bale sanatını ertiksel olarak gerçekleştirenler bu kitabı alsaydı bile birkaç baskı yapılırdı.

Okumamanın ya da az okumanın psikolojik ve sosyal analizleri çok yapıldı, bu nedenle bu konu üzerinde durmadan hemen bu kitabı almamış ya da duymamış olan ve bu yazı dolayısıyla haberi olan herkese yönelik bir çağrı yapmak istiyorum: Ender olarak yapılan yayınları lütfen destekleyelim ve özel olarak da bu kitabı yayınlayan Saraç çiftine bu kitaptan edinerek daha fazla katkıda bulunalım.

Kitap hakkında birkaç satır bilgi vermek gerekirse 112 sayfalık “piayno için düzenlenmiş parçalar”ı içeren kitabın baskısı son derece temiz ve çok kaliteli kağıt kullanılmış. Kitabın temiz basılmış ve kaliteli kağıt kullanılmış olması okunurluğu en üst düzeye taşımış. Kitabın kapağını çizen değerli dostum Muzaffer Saraç aynı zamanda bilgisayarda nota yazımını da büyük bir özenle yaparak kullanıcılara rahat bir okuma olanağı sağlamış.

Kitabın hemen ilk iç sayfasında beşinci basımın Ocak 2018 tarihinde İzmir’de yapıldığını okuyoruz. Aynı sayfada bir de isteme adresi bulunuyor: seyyalsarac@mynet.com .  Kitap yazarının telefon numarasından da istenebilir: 0 (542) 452 59 99 ve 0 (232) 243 51 83. Bu adresi ve telefon numaralarını yazıyı okuyan herkesin not ettiğini ve bu kitabı alarak kullanacaklarını düşünüyorum.

“EYS Basım Yayın Amb. San. Tic. Ltd. Şti.” tarafından özenle basıldığını gördüğüm kitabın ciltlenmesi de mükemmel. Kitabın yaprakları kolayca açılıyor ve sayfa mizampajı sayfanın tamamını görmemizi sağlıyor. Elbette okuyucunun okuma kalitesinin düşünülmüş olması takdire değer…

Kitap birkaç bölüme ayrılmış, bu bölümlerin başlıklarını sırasıyla vererek kitabın mantıksal şekillenmesini sunmakta fayda bulunmaktadır: 1. Yeni Başlayanlar İçin, 2. Klasikler, 3. Hafif Müzikten ve 4. Geleneksel Müziğimizden… Seyyal Saraç “Geleneksel Küğ”ümüzü unutmayarak köklerinden kopmadığını göstermiş ve “klasıl küğ”ü geleneksel kültürümüzle harmanlamayı tam anlamıyla başarmıştır. İnsanların kulaklarında yer etmiş olan küğlerin de kitapta var olması piyano dağarcığını sevilen küğlerle bağdaştırmış. En başta yer alan “Yeni Başlayanlar İçin” bölümü ise kolaydan zora giden bir evrime sahip. Küğ ve piyano dağarını genişletmek isteyen herkes için ideal bir kitap oluşturmuş Seyyal Saraç. Bu başarısından ötürü de ayrı bir alkışı hak ettiği kanaatindeyim.

Kitabı alanlar yapraklarını karıştırdıklarında bazı parçaların düzenlemelerinin Seyyal Saraç’a ve bazılarının da Muzaffer Saraç’a ait olduğunu hemen fark edeceklerdir. Aynı şekilde bazı parçaların hem sözü hem de müziği Seyyal Saraç’a ait olanlar var. Bu parçaları isim olarak sayarsak düzenlemesi Seyyal Saraç’a ait olanlar şunlardır: I. Bölüm (Yeni Başlayanlar İçin) “Üşüdüm”, “Uç Uç Böceğim”, “Süt İçtim”, “Postacı”, “Uyku Şarkısı”, “Yaşasın Okulumuz”. Düzenlemesini Muzaffer ve Seyyal Saraç’ın birlikte yaptıkları parçalar: “Onuncu Yıl Marşı”, “İzmir Marşı”. Söz ve küğü tamamen Seyyal Saraç’a ait olanlar: “Sekizlik Şarkısı”, “Top Oyunu”. II. Bölüm’de Mendelssohn’un “Düğün Marşı” ile Grieg’in “Peer Gynt Ardışı’ndan Sabah” isimli parçaların düzenlemesi ise Muzaffer Saraç’ın. Edisyon çalışmaları arasında Beethoven’in “Für Elise”si, Chopin’in “Prelude”ü, Bach’ın “Envansiyon”u ve Chopin’in “Nocturne”i bulunmaktadır. Bu dört adet edisyon çalışmasında triller, süslemeler, parmak numaraları, pedaller orijinali ile birebirdir. Seyyal Hanım konuşmamızda bana şu bilgileri aktardı: “Orijinal notaların aynısı olan bu edisyonları hazırlarken, bu konuda Alfred Cortot’nun (piyanist ve piyano eğitimcisi) öğrenciye yardımcı olan yaklaşımlarından esinlendim. Ancak tamamen bana ait özgün çalışmalar olup, Türkiye'de yapılmış ilk edisyon çalışmaları olduğunu sanıyorum.”

Kitabın III. Bölüm’ünü oluşturan “Hafif Müzikten” kesitinde yer alan parçalardan düzenlemesi Seyyal Saraç’a ait olanlar: “Kalinka”, “Portofino”, “Latin Ezgisi”, “Romance” ve “Dicitencello”. Orijinal Arjantin tangolarından Seyyal Saraç tarafından sadeleştirilenler: “Historia de un Amor”, “El Choclo”, “Quizas, Quizas, Quizas”. Seyyal Hanım bu noktada da şu açıklamayı yapmayı gerekli gördü: “Babam rahmetli piyanist Necdet Karar’dan kalma, bazıları 1936 yılı basımı orijinal notalara dayanarak bu sadeleştirmeleri gerçekleştirdim.”

Kitabın son bölümünü oluşturan geleneksel küğ parçaları da sayın Seyyal Saraç tarafından düzenlenmiştir. Bunlar arasında “Katibim”, “Gülnihal”, “Hatırla Sevgili”, “Ey Büt-i Nev Eda”, “Yıldızların Altında”, “Yüzündür Cihanı Münevver Eden” bulunmaktadır. Bu kesitte yer alan parçalardan “Tatyos Efendi’nin Saz Semaisi”nin düzenlemesi ise sayın Muzaffer Saraç’a aittir.

Kitabı hazırlayan Saraç çiftinden elde ettiğim bilgilere göre bu kitap bini aşkın miktarda satılmış, tahminen fotokopilerle de çok sayıda çoğaltan olmuş… Kitabın ilk basımı Şubat 2006 tarihinde “İmaj Basım”dan. İkinci, üçüncü ve dördüncü basımları “Emre Basımevi”nden, son basım ise Ocak 2018’de “EYS  Basım Yayın Şirketi”ne ait. Bu kitaba rahmetli Necdet Levent ağabeyimiz büyük destek vermiş, kitap satışları ağırlıklı olarak yakın tarihlerde sevgili Necdet Bey’in ölümüyle kapanan “Necdet Levent Müzik Evi”nde gerçekleşmiş. Bu küğ evinin kapanmasıyla artık Saraç çifti satışı kendileri yapmak zorunda kalmışlar.

Her zaman söylediğim gibi, Türk küğ tarihinin oluşumuna ve gelişimine gerçek anlamda katkıda bulunanlar “isimsiz kahramanlar”dır. İsmi çok duyulmuş ve belki de devlet sanatçısı ünvanını elde etmiş olanların Türk küğ tarihine çok anlamlı katkılarda bulundukları kanaatinde değilim. Yılda bir kez gelip bir orkestra eşliğinde bir konçerto çalıp gitmek ya da en çoğundan bu dinletiye ilave olarak bir de resital vermek ülkenin talihsiz kaderini değiştirmeye yetmemektedir. Değişmeyen 250 kişiye çalmak ve yurt dışında öğrendiklerini öğretmenlik yaparak sonraki kuşaklara aktarmamak vatanseverlik ile bağdaşır bir durum değildir. Buna karşın bahsi geçen “isimsiz kahramanlar” çok büyük fedakarlıklarla derinden ve etkileyerek gitmektedirler.

“İsimsiz Kahramanlar”dan Seyyal Karar Saraç’ı ve Muzaffer Saraç’ı gönülden kutluyor, çabalarını kitlelerle paylaştıkları için şahsım adına içtenlikle teşekkür ediyor, yeni çalışmalarını sabırsızlıkla bekliyorum. Saygı ve sevgiler dostlarım!

Not: Seyyal Karar Saraç’ın özgeçmişini derginin okurlarına sunmak istiyorum: 1959 yılında İzmir’de doğdu. İlkokul yıllarında Ajlan Atrek ile piyanoya başladı. Onbir yaşında “İzmir Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü”nün sınavlarını kazanarak Seride Barlas ve Seçil Akdil’in öğrencisi oldu. 1979 Haziran ayında, konservatuvarın piyano yüksek bölümünü pekiyi derece ile bitirip, aynı yılın Eylül ayında kendi okuluna piyano öğretmeni olarak atandı. 1983 ve 1986 yıllarında “Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nın açtığı yaz kurslarına katılarak, kısa sürelerle, devlet sanatçısı Ayşegül Sarıca, Judith Uluğ ve Pekinel kardeşlerle çalıştı. 1984 yılında, “Dokuz Eylül Üniversitesi G.S.F. Müzik Bilimleri Bölümü”nün düzenlediği “I. Ulusal Müzik Bilimleri Sempozyumu”na “6-11 Yaş Grubu Çocuklarında Piyano Eğitimi” başlıklı bildirisi ile katıldı. İzmir’li tanınmış bağdar Necdet Levent’in piyano parçalarının ilk seslendirilişini gerçekleştirdi. Senfoni Orkestrası keman sanatçılarından Tuğrul Göğüş’e, birçok dinleti etkinliğinde piyano eşliği yaptı. “Orkestra Dergisi” başta olmak üzere çeşitli dergilerde, piyano eğitimi üzerine makaleleri yayınlandı. “Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda yirmi yıl piyano öğretmenliği yaptıktan sonra kendi isteğiyle emekli olarak özel piyano öğretmenliğine başladı. Bir tanesi çocuk şarkıları, iki tanesi de piyano parçalarından oluşan üç kitabı bulunmaktadır.

 

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Seyyal Saraç “Piyano Çalıyorum”kitabı üzerine…
Necdet Levent, ışığını bizlere miras bıraktı...
Diğer Yazarlar

Müzisyen çeşitleri…
Koro sendromu…
Arif Sağ 2018 Röportajından seçmeler…
Geleneksel Türk müziği tarihine ışık tutacak bu yazı ne zaman yazılmış?..
Nihat Doğu'nun Ardından...
Müzikoloji ve Gürültü Teröristleri...
Esin Atıl’ın Levni ve Surname" kitabında çalgı adlandırma yanlışları (2)…"
Günün Sözü
Sanatçıyım diyebilmek için ustanı geçeceksin ve kendini geçecek bir öğrenci yetiştireceksin... Türkiye'deki versiyon şu hale gelmiş: Çırak ustayı sollamazsa sanat ölür, hatalı sollarsa çırak ölür...
(Japon Atasözü)

Yazarlar 
Röportajlar
Frankfurt Musicmesse'de Hohner ve Stephan Wieland ile röportaj…
Frankfurt Müzik Fuarı'nda fabrikası Almanya Trossingen'de bulunan Hohner akordion ve ağız mızıkası  firmasının satış müdürü Stephan Wie...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,48ms