Bugün - 20 Temmuz 2018 Cuma
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

Tuğrul Göğüş

Tuğrul Göğüş - Necdet Levent, ışığını bizlere miras bıraktı...

Necdet Levent, ışığını bizlere miras bıraktı...
Yazı Tarihi: 8 Ocak 2018 Pazartesi

2017’nin son ayları Türk müzik sanatçılarını ve müzik severlerini derin üzüntülere boğan bir dönem oldu. Önce değerli müzik sanatçısı ve savaşçısı sayın Ermukan Saydam 26 Ekim 2017 Perşembe günü yaşamını sürdürdüğü Almanya’da, daha sonra ise çok değerli besteci ve müzik adamı Necdet Levent 02 Aralık 2017 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Her ikisi de yaşamlarını Türk müzik sanatına adamışlardı.

Üretken ve idealist insanlar vefat edince üzüntülerimiz katlanarak artıyor.

Ne yazık ki, ülkemizin genç insanları arasında bir önceki kuşağın çalışkanlığı, üretkenliği ve idealizmi artık kalmadı. Genç müzikçilerimiz içinde bulundukları olumsuz koşulların ve gelecek kaygısının da etkisiyle geçmişten öte artık tamamıyla kendilerini düşünür hale gelmişlerdir.

Bu da elde ettikleri bilgi ve donanımı toplumun hizmetine sunmak yerine para kazanma aracı olarak görmelerine yol açmıştır. Yaşam savaşındaki karmaşa ve belirsizlik kendi yaşıtdaşlarını ve hatta meslekdaşlarını birer rakip olarak görme noktasına kadar gelmiştir. Mevcut rakipler artık ezilecek ve hatta üstüne basılarak yukarı tırmanmanın aracı olacak birer karşıt unsurdur. Dayanışma ve dostluk içerisinde, sevgi ile bir arada yaşam formu tamamen ortadan kalkmıştır.

İşte bu olumsuz durumda sayın Necdet Levent’in güleryüzünü ve tatlı dilini hatırlıyor ve geçmişe büyük özlem duyuyoruz. 1981 yılında açtığı ve son günlerine kadar düzenli olarak geldiği dükkanının camında artık ne yazık ki “Devren Kiralıktır” yazısı yer alıyor.

Kimbilir, belki de o işyeri bu yazı yazılana dek el değiştirmiştir bile… 

“Levent Müzikevi” tüm İzmirli müzikçilerin ve müzikseverlerin uğrak yeriydi, o kapı her zaman usulca açılır ve içeride Necdet Levent’in dudaklarından eksik etmediği zarif sözcükler ve gülümseme ile karşılaşılırdı.

Necdet Levent’in ismini yıllarca taşıyan Kemeraltı’ndaki bu ufacık mekanın benzeri artık yok ya da belki de hiç olmadı. Matbaa mürekkebi kokusunu hala taşıyan yeni basılmış müzik kitapları, Ricordi’den Edition Peters’e dek bir çok nota kitabı, müzik malzemeleri, çalgılar vb. neler-neler pek de büyük sayılamayacak dükkanın içini pek bir zengin göstermekteydi. Eğer talep edilen bir nota ya da malzeme o anda bulunamadıysa Necdet Bey küçük bir not kağıdına özenle yazar, hemen arkasındaki rafa yerleştirir ve getirdiği zaman da size bir yolunu bulup haber verirdi.

Necdet Bey’in dükkanına uğrayıp da bir çayını içmeden oradan ayrılan pek azdır. Arka tarafında yer alan ikinci kapıyı hafifçe aralayarak hemen misafirine güzel bir çay ısmarlar, o kişinin halini hatırını sorar, gerektiğinde bir fikir verir, hatta ortam uygunsa şakalaşırdı. Eğer ki dükkanda o anda birden fazla kişi bulunmakta idiyse oldukça neşeli bir ortam oluşur, espriler ve fıkralar hemen ortaya dökülürdü.

Necdet Bey soru soranlara da elinden geldiğince yardımda bulunur, bilgisi ve deneyimi ile o kişiye yol gösterirdi. Muammer Sun ile dörtlüsel armoni üzerinde çalışmışlardı ve Necdet Bey bu anlayış çerçevesinde sayısı hayli kabarık olan birçok eser yazmıştı. Küçük yaşlarda öğrendiği mandolin ve ortaokul sıralarında çalıştığı keman kendisine müzik sanatında yol gösteren unsurlardandı. Necdet Levent, sesleri içsel işitme dediğimiz yolla beyninde yaratabilen bir kişiydi.

Ancak, tüm bu üstün özelliklerine ve derin müzik bilgisine karşın Necdet Bey son derece mütevazi bir kişiydi. Azıcık bir şeyler öğrenen ya da meslek yaşamında ittire kaktıra bir yerlere gelenlerin o kocaman heybeti ile karşılaştırdığımızda Necdet Bey’in sakin ve incelikli kişiliği bizlerin kendisine bir kere daha hayran kalmamız sonucunu doğurur ve adeta bir fener gibi yolumuzu aydınlatırdı. Keşke tüm sanatçılarda o değerli kalenderlikten bir parça olabilseydi.

Necdet Bey çok işler başarıp saygı uyandırmasına rağmen hiçbir zaman "ben şununla çalıştım, şunları ürettim, ben şu seviyedeyim" demedi. Takdiri hep çevresine ve dostlarına bıraktı. Bu harika özellikleri her hatırladığımda Necdet Bey gözlerimin önünde canlanmakta ve kendisini takdirle karşılamaktayım.

Ne mutlu bana ki Ermukan Saydam ve Necdet Levent gibi iki olağanüstü kişiyi tanıma mutluluğuna erebildim, bu isimleri kendime yol gösteren bir rehber olarak kabul ettim.

Sanırım Necdet Bey bu güzel niteliklerini aldığı ortaokul-lise ve üniversite eğitimine borçlu, Ermukan Saydam ise müzik eğitiminin yanısıra okuduğu “Dil, Tarih, Coğrafya Fakültesi”nin “Felsefe Eğitimi” bölümüne…

"Onlar doğrudan bir müzik okuluna gitselerdi acaba başka bir kişilik gelişimi oluşacak mıydı acaba" sorusunun cevabından emin değilim. Ancak emin olduğum tek bir şey var, sanatçının genel kültürü ne denli artarsa, dünyaya bakışı o denli değişiyor ve daha alçak gönüllü, daha çalışkan bir yapı elde ediyor.

Bu örneklere bakarak "müzik eğitimi veren okullarımızın öğrencilerinin genel kültürlerini daha da geliştirecek bir eğitim yoluna sevk edebilir miyiz" diye düşünmekten de kendimi alıkoyamıyorum.

İyi ki Necdet ağabeyi tanıdım, iyi ki O’nu ve O’nun gibileri kendime örnek olarak alabildim.

Toprağın bol olsun sevgili Necdet ağabey, yaşadığım sürece seni ve senin gibi değerli insanları hatırlayacağım. Bizlere, İzmir müzik yaşamına çok şeyler kattın. Türk müzik tarihinde değerli yerini aldın. Kaybın tüm ülkenin kaybıdır.

Hoşçakal Türkiye Cumhuriyeti ile yaşıtdaş Necdet Levent.

Işığını takip etmeye devam edeceğiz…

 

 

 

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Seyyal Saraç “Piyano Çalıyorum”kitabı üzerine…
Necdet Levent, ışığını bizlere miras bıraktı...
Diğer Yazarlar

Seyyal Saraç “Piyano Çalıyorum”kitabı üzerine…
“Üzeyir Hacıbeyli“ yâdıma düştü bugün...
İçimden geldi, yazmak istedim…
Koro sendromu…
Arif Sağ 2018 Röportajından seçmeler…
III. Kuzey Kıbrıs Korolar Festivali’nin ardından...
Nihat Doğu'nun Ardından...
Müzikoloji ve yeni Türkiye...
Zeki Müren’in, Şekip Memduh Bey’in "Gönlümle oturdum da" şarkısını okuyuşu üzerine...
Günün Sözü
"Dünya hükümeti kurulmazsa, insanlık bitecek..."
(Stephen Hawking)

Yazarlar 
Röportajlar
Frankfurt Musicmesse'de Hohner ve Stephan Wieland ile röportaj…
Frankfurt Müzik Fuarı'nda fabrikası Almanya Trossingen'de bulunan Hohner akordion ve ağız mızıkası  firmasının satış müdürü Stephan Wie...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,52ms