Bugün - 19 Kasım 2018 Pazartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Haber Detayları

40. Vefat Yılında Hasan Ferid Alnar Sempozyumu Eskişehir'de…

20. yy Türk müziğinde, geleneksel Türk müziği çalgılarının orkestral işlevde kullanılması konusunda açtığı yol, uzunca bir süre görülemeyen bestecimiz Ferit Alnar Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı etkinlikleri kapsamında ”40. Vefat Yılında Hasan Ferid Alnar” sempozyumu ve konserleri ile anıloı. Cumhuriyet’in ilk kuşak bestecilerinden Hasan Ferid Alnar, hem icracı ve besteci olarak ulusal müziğin oluşum süreci ve bu süreçteki önemi açısından bugünün bakış açısıyla değerlendirildi.

KONGRE SEMP.PANEL Haberi - 27 Ekim 2018 Cumartesi - 13:21
20. yy Türk müziğinde, geleneksel Türk müziği çalgılarının orkestral işlevde kullanılması konusunda açtığı yol, uzunca bir süre görülemeyen bestecimiz Ferit Alnar  Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı etkinlikleri kapsamında ”40. Vefat Yılında Hasan Ferid Alnar” sempozyumu ve konserleri ile anıloı. Cumhuriyet’in ilk kuşak bestecilerinden Hasan Ferid Alnar, hem icracı ve besteci olarak ulusal müziğin oluşum süreci ve bu süreçteki önemi açısından bugünün bakış açısıyla değerlendirildi.
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Sempozyum Programı şöyleydi:

24-25 EKİM 2018, Anadolu Üniversitesi

Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Opera ve Bale Salonu,

Yunus Emre Kampüsü - Eskişehir

24 Ekim 2018 Çarşamba

Salon 2016

Kayıt: 08.30-10.00

Açılış: 10.00

Saygı Duruşu ve İstiklâl Marşı

Sempozyum Açılış Konuşmaları
Prof. Erol İpekli           Konservatuvar Müdür V.
Doç. Esra Berkman    Sempozyum Koordinatörü

Belgesel Gösterimi
Sanatçının Dünyası-Ferid Alnar    TRT 1973

Davetli Konuşmacı: 11.00
Prof. Yalçın Tura        Besteci, Kuramcı, Müzikolog

                Öğle Yemeği: 12.00

                  Dinleti: 13.00
         Safinaz Rizeli Kanun Dinletisi
    Alnar'ın 10 Saz Semâisi Albümü'nden
Yegâh Saz Semâîsi                  Aksak Semâi / Devr-i Hindî usûllerinde
Nihâvend Saz Semâîsi             Aksak Semâi / Curcuna
Mâhur Saz Semâîsi                  Aksak Semâi / Türk Aksağı
Şerefnümâ Saz Semâîsi           Aksak Semâi / Müsemmen
Nikriz Saz Semâîsi                   Aksak Semâi / Curcuna

 

1.OTURUM: 14.00-15.30
Oturum Başkanı: Prof. Bülent Alaner
Prof. Dr. Ayhan Aktar                 Bilgi Üniversitesi
    Üç Bahtsız İnsanın Hikayesi: Besteci Koca, Kocasını Terk Eden Güzel Soprano ve Bir Âşık Başbakan.
Prof. Dr. Ali Ergur                       Galatasaray Üniversitesi
    Melez Doku, Örtük Hüzün: Ferid Alnar’ın Müzik İmgeleminin Bileşenleri
Doç. Dr. Onur Güneş Ayas         Yıldız Teknik Üniversitesi
    Hasan Ferid Alnar ve Alaturka-Alafranga Kamplaşmasının Dışlayıcı Dilinin Eleştirisi
Doç. Dr. Elif Damla Yavuz           Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
     Türk Beşleri Histografyasının Ortak Anlatısı İçinde Bir Özne: Ferid Alnar

                      Çay-Kahve Arası:15.30          

                           Dinleti: 15.45
                     Lilian Tonella Tüzün
      Alnar Solo Piyano İçin Oyun Havaları
                          Köçek Havası
                         Zeybek Havası
                       Karadeniz Havası

2. OTURUM: 16.15- 17.45
Oturum Başkanı: Prof. Ruhi Ayangil
Dr. Halil Altınköprü                        Ege Üniversitesi
   Hasan Ferid Alnar’ın Kanun Konçertosu’nda GTSM Unsurları
Doç. Özgür Ünaldı                        Uludağ Üniversitesi
   Hasan Ferid Alnar-Keman, Çello ve Piyano için Trio
Onur Karabiber                             İTÜ Müzikoloji ve Müzik Teorisi Dr. Prog.
   Hasan Ferid Alnar’ın Viyana Dönemi Yapıtlarında Türk Müziği Öğeleri
Mine İpek Güzey                           Anadolu Üniversitesi
   Hasan Ferid Alnar'ın Nihavent, Nikriz, Segah, Nişaburek, Beyatiaraban Saz Semailerinin Ritm, Makamsal Yapı ve Form Açılarından Analizi
Doç. Dr. Berkant Gençkal             Anadolu Üniversitesi
   H. Ferid Alnar’ın Sekiz Piyano Parçasının Tonalite – Modalite Ekseninde İncelenmesi: Makamsallığa Dair Yaklaşımların Uygulanabilir Yöntemleri

                   

            Alnar'a Armağan Konseri: 20.00 AKM Salonu
                  A capella Koro ve Oda Müziği Eserleri

 

25 Ekim 2018 Perşembe
Salon 2016

3. OTURUM: 10.00-11.30
Oturum Başkanı: Doç. Hale Duru Basmacıoğlu
Prof. Ruhi Ayangil                     İstanbul Teknik Üniversitesi
    Günlükleri Işığında Ferid Alnar’ın İlk Müzik Çalışmaları
Doç. Dr. İlke Boran                    Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
     Hasan Ferid Alnar’ın Orkestra Şefliği ve Cumhuriyet dönemi müzik politikalarının gelişim sürecindeki rolü.
Dr. Ayhan Sarı                           İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu
    Hasan Ferid Alnar'ın Açtığı Yol…
Hasan Niyazi Tura                     İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Şef Yardımcısı
    Hasan Ferid Alnar’ın Çok Yönlü Sanatçılığı ve Sanatsal Verimimine Değişik Açılardan Bakış

                           Dinleti: 11.45
                Halil Altınköprü Kanun Dinletisi
                  Alnar'ın Hicazkar Saz Eseri

                       Öğle Yemeği: 12.00

PANEL: 14.00
“Besteci, Orkestra Şefi ve Eğitimci Kimlikleriyle Alnar”
Panel Başkanı:    Doç. Dr. Elif Damla Yavuz

Ahmet Say'la Selin Şekeranber Röportajı Gösterimi
Prof. Koral Çalgan                         Viyola Eğitmeni, Orkestra Şefi
Prof. Hazar Alapınar                      Keman Eğitmeni
Çetin Işıközlü                                 Besteci, Orkestra Şefi
Tuncer Olcay                                 Orkestra Keman Üyesi
Şefik Kahramankaptan                  Müzik Yazarı

                        Kapanış Konuşması

                          Kapanış Kokteyli

 

     Alnar'a Armağan Konseri: 20.00 AKM Salonu
         Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası
                      Şef: Erdem Çöloğlu

 SUNULAN BİLDİRİLERİN ÖZETLERİ: 

Üç Bahtsız İnsanın Hikayesi: Besteci Koca, Kocasını Terk Eden Güzel Soprano ve Bir Âşık Başbakan.
Prof. Dr. Ayhan AKTAR / Bilgi Üniversitesi

1936 yılında Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şefliğine atanan Hasan Ferid Alnar, Ankara’ya yerleşir. Devlet Konservatuvarında kompozisyon öğretmenliği yapar. Devlet Operası genel müzik direktörlüğüne kadar yükselir. O yıllarda, yirmi yaşında olan genç soprano Ayhan Aydan ile evlenir. 1950 yılının sonbaharında bir davette Başbakan Adnan Menderes’in eşi Ayhan Hanım’a aşırı ilgi göstermesi ile değişmeğe başlar. Ferid Bey eşini çok sevmektedir, oğulları Aydın 6 yaşındadır. Ayhan Aydan ile Başbakan Menderes arasındaki yoğun ilişki 1957 yılına kadar devam eder. Besteci Alnar, Ankara’yı terk eder ve Viyana’ya yerleşir. 1964 yılına kadar Ankara’ya dönmez. Ayhan Aydan’ın Menderes’ten doğurmak istediği çocuk doğumda ölür. Menderes ise, 1961 yılında idam edilir. Yeni yayımlanan bazı belgeler ışığında bu üç bahtsız insanın hikayesi mercek altına alınmaktadır.


Melez Doku, Örtük Hüzün: Ferid Alnar’ın Müzik İmgeleminin Bileşenleri

Prof. Dr. Ali ERGUR / Galatasaray Üniversitesi

Hasan Ferid Alnar’ın müziği, birçok yazar tarafından ‘sentez’, ‘köprü’, ‘bileşim’, vb. nitelemelerle tanımlanmıştır. Bu yaklaşımların temelinde Doğu ve Batı kavramlarının, ezeli bir kutuplaşma ekseni olarak kabul edilmesi vardır. Ancak Doğu-Batı, ister olumlayıcı ister eleştirel açılardan ifade edilmiş olsun, doğasında kaçınılmaz bir şekilde kültürel özcülük barındıran bir ikiliktir. İçinde yaşadığımız dünya, etkileşimsel ve sürekli dönüşüm olan bir kültür mefhumunu öncelikli kılmakta, zaman ve mekânda az ya da çok sabitlenmiş, etnik temelli kültür tasavvurunun ağırlığını azaltmaktadır. Kültürel özcülük, savunulması gitgide zorlaşan bir tutum haline gelmektedir. Bununla birlikte hızlı dönüşüme tepki olarak ortaya çıkan toplumsal-politik hareketler yine kültürel özcülüğü eksen almaya çalışmaktadırlar. Ferid Alnar, iyi sanatçılarda olduğu gibi, bu dönüşümü önceden hissetmiş bir bestecidir. Ferid Alnar’ın müzik dili ve üslûbunun birçok yorumcunun düşündüğü gibi, “Doğu-Batı köprüsü” veya “sentezi” olmaktan ziyade, bu yapay ve ideolojik olarak inşa edilmiş ayrımı yadsıyan yapısal özellikleri vardır. Ferid Alnar ve kuşağı için, Doğu ve Batı katı bir şekilde ayrışmış ve mutlak anlamda, özsel olarak farklı iki kültür evreni olmaktan ziyade, bütünleşik bir kültür dokusunun farklı açılardan görünen şematikleştirilmiş adlarıdır. Bu bildiri, Alnar’ın eserlerinden bazılarının yapısal unsurlarını çözümleyerek, bestecinin, müzik imgeleminin ayrıştırmacı ve özcü değil, doğal bir şekilde melez bir doku anlayışına dayalı olduğunu iddia etmektedir. Diğer yandan sanat üretimi, sanatçının insan ve tarihsel özne kimliklerinin izlerini taşır. Ferid Alnar da, müziğinde, yaşadığı ve ürünü olduğu çağın duyarlılıklarını taşırken, insani deneyiminin izlerini de kodlamıştır. Alnar’ın eserlerinin incelenmesi, aynı zamanda bu öznel boyutun dışavurumunu ve içi diyalektiğini kısmen de tartışmayı hedeflemektedir. Her durumda, Alnar’ın, en soyut sanatsal üslûp düzeyinden en somut bireysel duyarlılık katmanına kadar, Doğu-Batı ikiliğini reddeden, etkileşimsel bir kültür tasavvuru üzerine söylem kuran temel bir yaklaşımı söz konusudur. Bildirimiz bu hususları, Alnar’ın müziğinden örneklerle sosyolojik ağırlıklı ancak müzikolojik yönelimli bir yöntemle tartışmayı hedeflemektedir.

 

Hasan Ferid Alnar ve Alaturka-Alafranga Kamplaşmasının Dışlayıcı Dilinin Eleştirisi

Doç. Dr. Onur Güneş AYAS / Yıldız Teknik Üniversitesi

Osmanlı Batılılaşmasının bir sonucu olarak ortaya çıkan alaturka-alafranga kamplaşması, Cumhuriyet’in ilk yıllarında çok daha keskin bir niteliğe bürünmüş, her iki kamp birbiri karşısında dışlayıcı bir dil geliştirmek konusunda yarışmıştır. Klasik Türk müziği çevresinde yetişmiş bir müzisyen olan Hasan Ferid Alnar, kariyerinin ikinci yarısında geçmiş birikiminden de beslenerek Batı tekniğinde eserler vermeye yönelmiş bir bestecidir. Bu yönüyle mevcut kamplaşmanın dışlayıcı dilini sorgulamamıza imkân verecek istisnai bir kariyere sahiptir. Bununla birlikte kariyerindeki değişim gazete sayfalarında musiki dinini değiştirme, hatta tanassur etme gibi keskin ifadelerle tanımlanmıştır. Alaturka cephesinin sözcüleri Batı tekniğinde eser besteleyenleri bu tip imalarla yabancı bir kültürün temsilcileri olarak damgalarken, alafranga cephesinin sözcüleri de klasik Türk müziğiyle uğraşanları mürtecilikle suçlamış, bu müziğin yasaklanmasına kadar varan katı uygulamaları desteklemişlerdir. Aslında müzik beğenilerinin alaturka-alafranga olarak bölünmesi modern toplumun beğeni farklılaşmalarını artırıcı dinamiklerinin kaçınılmaz bir sonucudur. Sanayi öncesi toplumlarda, bilhassa toplumun seçkinleri tek bir yüksek kültür geleneğini paylaşırlar ve çoğunlukla onu sorgulamaksızın kabul ederler. Modernleşme süreci, farklılaşma ve tercihi teşvik eder. Artık birden fazla gelenek söz konusudur ve bunlarla kurulacak ilişki düşünümsel bir nitelik kazanarak bir tercih meselesi haline gelir. Seçenekleri bertaraf etmeye veya en azından kendi kampının temas edemeyeceği bir uzaklıkta tutmaya çalışmak, tercihin yarattığı kaygıyı bastırmanın yollarından biridir. Bunun için kutsal ve profan alanlar yaratılarak çeşitli ötekileştirme stratejileri izlenir. Alaturka-alafranga kamplaşmasının tarafları, karşı tarafı görmezden gelerek, aşağılayarak, uzakta tutarak ve fırsat bulduğunda sindirerek ütopik bir gelecekte kendi makbul gördükleri geleneğin hâkim olduğu bir toplum yaratmayı düşlemiş olabilirler. Ama dün olduğu gibi bugün de bunun ne mümkün ne de ahlakî olmadığı ortaya çıkmıştır. Hasan Ferid Alnar, bugün aynı hataları tekrarlamamak için, üzerinde yeniden düşünmeye değer bir örnek olarak karşımızda durmaktadır. 

 

Türk Beşleri Histografyasının Ortak Anlatısı İçinde Bir Özne: Ferid Alnar

Doç. Dr. Elif Damla YAVUZ / Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

İster kısa ister kapsamlı olsun Ferid Alnar’ın yaşam öyküsü ve besteciliği geleneksel olarak “Cumhuriyet Dönemi”, “Türk Beşleri” ve “çoksesli çağdaş Türk müziği” gibi bazı ortak nitelemeler etrafında ele anlatılır. Bu yaklaşım, sadece Alnar’ın değil, Cumhuriyet’in birinci kuşak bestecilerinin hepsinin kendine özgü oluşlarından çok, temelde niteliği ve kapsamı tartışmalı olan ortaklıkları üzerinden değerlendirilmeleri sonucunu doğurur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kabaca ilk 30 yılı için ortaya konan tezlerin ve kimi ezberlerin, Cumhuriyet’in birinci kuşak bestecileri üzerine yapılan değerlendirmelere içkin oluşu, bu bestecilerin her birinin anılan dönemler, nitelemeler ve yönelimlerle hangi düzeyde ilişkide olduğunu ve bu ilişkileri hangi düzlemlerde sürdürdüğünü saptamayı zorlaştırır. Bu zorluğu aşma yönündeki olasılıklardan biri, Ferid Alnar’ı odağa alarak Alnar’ın bahsedilen kavramlar, nitelemeler, tezler ve ezberlerle olan bağını irdelemektir. Böylesi bir irdelemeye başlamak için şu soruları sormak mümkündür: Kendi kaleminden çıkan ve Orkestra dergisinde yayımlanan (1987, Sayı 166, s. 30-39) yaşam öyküsünün ve günümüze ulaşan yazılarının bize anlattığı besteci kimdir, onu şekillendiren özgün ve genel koşullar nelerdir? Bu yazılar, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarına aktarılan tartışmalara dair dolaylı ya da dolaysız neler söylemektedir? Alnar, salt besteci olarak değil, aynı zamanda bir eğitmen, orkestra şefi ve müzik bürokratı olarak kurumsallaşan müzik yaşamının neresindedir, hangi aktörlerle bir aradadır? Bu bildiride, anılan soruların Ferid Alnar’a ve çağdaşlarına ait diğer yazılı kaynaklar ve belgeler ışığında cevaplanması ve böylece müzikolojik çalışmalarda karşımıza çıkan temel görüş ve metinlerin irdelenmesi amaçlanmaktadır.

 

Hasan Ferid Alnar’ın Kanun Konçertosu’nda GTSM Unsurları

Dr. Halil ALTINKÖPRÜ / Ege Üniversitesi

Bu çalışmada, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Atatürk'ün isteği üzerine, ülkemizde müzik alanında atılım yapmak amacıyla yurt dışına eğitim almak üzere gönderilen ve daha sonra ürettikleri eserlerle müzik devrimimizin temelini atan Türk Beşleri'nin saygın üyelerinden biri olan Hasan Ferid Alnar'ın ünlü “Kanun Konçertosu”, Geleneksel Türk Sanat Müziği makam ve usûlleri açısından ele alınacaktır. Ayrıca, bu eser ile kanun sazının “senfonik müzik orkestrası” içinde yarattığı etki hakkında bazı müzik bilimcilerin görüşlerine yer verilecektir. Hasan Ferid Alnar'n bu eseri, Geleneksel Türk Müziği çalgısı olan kanun sazı için bestelemiş olması, diğer çalgılara örnek teşkil etmesi bağlamında ayrı bir önem taşımaktadır. İlk icrası 1951 yılında Viyana'da bestecinin kendisi tarafından gerçekleştirilen eseri daha sonraki yıllarda, Ruhi Ayangil, Tahir Aydoğdu ve Halil Altınköprü yaylı çalgılar orkestrası eşliğinde icra etmişlerdir. Sağlıklı bir analiz için, Kanun Konçertosu ile ilgili tarihsel kaynaklar ve yazılı belgeler araştırıldı. Konçertonun hem şef partisi hem de kanun partisyonları ayrıntılı olarak incelendi. Eserin, bestecisi H. F. Alnar tarafından yapılan ilk icrası, daha sonraki yıllarda kanun sanatçıları Ruhi Ayangil ve Tahir Aydoğdu'nun icra kayıtlarının dinlenmesi, bu incelemenin gerçekleşmesinde önemli bir yöntem olmuştur. Ayrıca söz konusu eserin, tarafımdan Şef Rengim Gökmen yönetiminde İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile (2006-İzmir), Şef Meleyke Ehedzade yönetiminde Bakü Müzik Akademisi Oda Orkestrası ile (2009-Bakü), Şef Ender Sakpınar yönetiminde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası (2010- Eskişehir), İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile (2010-İzmir) ve yine Bilkent Üniversitesi Yaylı Çalgılar Orkestrası eşliğinde (2011-Erbil) icra edilmiş olması da incelemenin sağlıklı bir biçimde detaylandırılması ve ortaya konulması bakımından birincil önemde bir yöntem olmuştur.

 

Hasan Ferid Alnar – Keman, Çello ve Piyano için Trio

Doç. Özgür ÜNALDI / Uludağ Üniversitesi

Cumhuriyet döneminin kuşkusuz en önemli bestecilerinden olan Ferid Alnar her zaman dikkat çeken, geleneksel malzemeleri yenilikçi tarzda ve kalemini zorlamadan yazma kabiliyetine sahip bir Türk bestecidir. İlk dinlediğim eseri Çello Konçertosu ve Kanun Konçertosuydu ama tam anlamıyla tanışmak, piyano için yazdığı 8 Parça ile gerçekleşmiştir. Bunu konumuz olan keman, çello ve piyano için trio’su sürdürmüştür.
Bildiride eserin hem besteci hem ülkemiz hem de dünyayı ele aldığımızda nerede konumlandığını, form, armoni, melodi ve ritimlerin genel ve kısa bir incelemesini bildiride bulmak mümkündür. Bir piyanist olarak sekiz parçadan bahsetmemek imkânsız, çünkü bu eser bir piyaniste rahatlıkla Ferid Alnar’ın kim olduğunu özetleyebilecek yetenektedir.
Ferid Alnar’ın trio’sunun yazılış tarihiyle ilgili bir karmaşa vardır. Eser listesinde ilk eseri olarak 1929 yılında yazdığı 'Trio Fantezi' ve aynı listeye göre 1966 yılında yazdığı 'Trio' iki farklı eser gibi algılanmaktaysa da burada iki farklı görüş hakimdir: 1) Gerçekten iki farklı eseri vardır ve birinin notası kayıptır. 2) Aynı eserin ikinci redaksiyonu. İlk ihtimal üzerinde söylenecek çok fazla bir şey yoktur, eğer doğruysa noktasının ortaya çıkması heyecan verici bir gelişme olacaktır. İkinci ihtimal ise, besteciler arasında oldukça olağan bir durum olan ve gençlik döneminde yazılan eserlerin tekrar gözden geçirilmesi ve bunun sonucunda bazen oldukça fazla sayıda değişiklik ile başkalaşım geçiren, aynı eserlerin ikinci versiyonlarının ortaya çıkmasıdır. 23 yaşında olduğunu da düşünürsek hiç de mantıksız değildir.
Trio 4 bölümden oluşmakta ve bestecinin eserin sonundaki el yazısı bölüm minütajlarını detaylı olarak bize göstermekte, toplam 20 dakika civarındadır. En bütün ve heyecan verici bölümler 1, 2 ve 3. bölümler. 4. Bölümdeki nota ve polifoni seyrekliği sanki tamamlanmamış hissi yaratmakta ancak yorumculuk dokunuşlarıyla yapılabilecek çözümler vardır.

 

Hasan Ferid Alnar’ın Viyana Dönemi Yapıtlarında Türk Müziği Öğeleri

Onur KARABİBER / İTÜ Müzikoloji ve Müzik Teorisi Dr. Prog.

Bu çalışmada, bestecilik ve orkestra şefliği öğrenimi için 1927 yılında Viyana’ya yerleşen Hasan Ferid Alnar’ın öğrencilik döneminde ele aldığı müziklerin Türk müziği öğeleri üzerinden incelenmesi; bestecinin henüz bu dönemde tutturduğu ya da oluşturmaya çalıştığı üslup ve anlatım dilinin yine bu öğeler üzerinden açıklanması hedeflenmiştir. Viyana’da, dönemin müzik ortamı ve imkânlarını göz ardı etmeden, Alnar’ın böylesi bir sanat dünyası içerisinde kendi yetiştiği kültüre olan mesafesini görmek ve bu kültüre has öğeleri ele alış şeklini tespit etmek, sadece bir bestecilik meselesi olarak değil, aynı zamanda sanatçının genel yaklaşımlarının anlaşılması açısından da önemli görülmüştür. 
Alnar’ın Trio Fantezi ve Keman ve Piyano için Süit adlı yapıtları, kronolojik olarak bu döneme denk düşen ve öne çıkan müziklerdir. Çalışmanın yöntemi, adı geçen yapıtlardaki makamsal öğelerin tespiti ile biçim ve çoksesliliğin çözümlemeli olarak ele alınmasıyla şekillenir. Bu doğrultuda, makamsal öğeler ve kullanım şekilleri geleneksel referansları ile karşılaştırılırken; bölme düzenleri, kuruluşları ve bölmeler arası geçişler incelenmiş; akor yapıları ve bağlanış şekilleri çözümlenmeye çalışılmıştır.
Alnar’ın bu dönem müzikleri, geleneksel referanslarına sıkıca bağlıdır. Yerel kültüre özgü öğeler, soyutlamadan nispeten uzak görünmekle beraber, geleneksel kökleri ve normları rahatlıkla anımsatacak biçimdedir. Taksim, sirto vb. terimlerin Batılı terimlerle harmanlanmış olması, sunum ve şekil itibariyle de önemli bir yaklaşımı ifade eder; makamsal öğeler salt dizisel özellikleriyle değil, seyir özellikleriyle de kendilerini gösterirken, durak ve güçlü perdeleri, asma kararları ve göçürümleri de Türk müziği geleneğindeki referanslarla örtüşür. Ezgilerin oluşturduğu üst-yapı, yapıtlar içerisinde baskın, yaygın ve karakteristik özellikleriyle çokseslilik üslubuna, akor yapılarına ve bağlanış şekillerine doğrudan etki etmektedir. Biçimsel yapı olabildiğince açık, bölmelerin ve bağlantıların belirgin olduğu bir yaklaşımla ele alınmıştır.


Hasan Ferid Alnar'ın Nihavent, Nikriz, Segah, Nişaburek, Beyatiaraban Saz Semailerinin Ritm, Makamsal Yapı ve Form Açılarından Analizi

Öğr. Gör. Mine İpek Güzey / Anadolu Üniversitesi

Bu çalışmada; Çağdaş Türk Müziği’nin temellerini atan, “Türk Beşleri” ismiyle anılan grubun üyelerinden biri olan Hasan Ferid Alnar’ın Nihavent, Nikriz, Segah, Nişaburek, Beyatiaraban Saz Semailerinin ritim, makamsal yapı ve form yönlerinden özellikleri analiz yapılmaya çalışılmıştır. Cümle kuruluşlarının genel sonuçları (simetrik ve asimetrik yapılar, ortak ve farklı  cümle sayıları ) cümle kuruluşlarında özellikler, cümle, motif ve motif parçalarıyla farklı ölçülerde yapılan çeşitli benzerlikler gösterilmiştir. Sequenz, inversion, çeşitlemeler ve modülasyonlar yapılmıştır. Melodi yürüyüşlerinin bazılarında model olarak alınan ezgi, nota değerleri küçültülerek ve büyütülerek seri etki yoluyla tekrarlanmıştır. İkiz cümleler, ikiz cümle parçaları, ikiz motifler, arpejler ve süsleme notaları kullanılmıştır. Ritmik yapılar, senkop çeşitleri ve karşı vuruşlar gösterilmiştir. Düzensiz bölünmeler, üçlemeler (triole) ve beşleme (kentole) yapılmıştır. Bazı legatolar, legaturalar ve sus işaretleri vurgu düzenini değiştirmiştir. Hasan Ferid Alnar, bağ işaretleri kadar çok sık olmasa da staccatoya da yer vermiştir. Eserlerinde notalar kadar sus işaretlerinin önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Ayrıca dinamik düzeyi de önemsemiştir. Hasan Ferid Alnar’ın, 1926 yılında yayımlanmış olan saz semailerinden anlaşıldığı gibi ileriye dönük, çağdaş bir zihniyete sahip olduğu görülmektedir.

 

H. Ferid Alnar’ın Sekiz Piyano Parçasının Tonalite – Modalite Ekseninde İncelenmesi: Makamsallığa Dair Yaklaşımların Uygulanabilir Yöntemleri

Doç. Dr. Berkant GENÇKAL / Anadolu Üniversitesi

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk Müziği, Sanat ve Halk olmak üzere keskin bir ayrıma maruz kalmıştır. Bu konuda söz sahibi olanlar Milli Müzik doktrinleri çerçevesinde yeni modellemeler ve yöntemler konusunda çözümler üretmekteydi. Özellikle bu dönemde Türk Müzik Edebiyatında belirgin bir ulusal yaklaşım benimsenmekte, bu bağlamda kuramsal çalışmalar hız kazanmaktaydı.
H. Ferid Alnar’ın Sekiz Piyano Parçası 1935 yılında bestelenmiş olup, dönem hakkında bize önemli bilgiler sunan belgelerdir. Bu parçalar aynı zamanda Türk Piyano Edebiyatının ilk örneklerinden biri olarak kabul edilmekte ve Alnar’ın besteleme yöntemleri açısından bize ışık tutmaktadır. Bu parçalar hem Türk Sanat hem de Türk Halk müziği öğelerini (form, tartım, makam) içermektedir. Aynı zamanda etnik ve folklorik özellikler taşıyan müzikal elementlerin Batı normları içinde uygulanabilirliği konusunda kişisel bir yaklaşımı da barındırmaktadır. Öyle ki, 1979 yılında Kemal İlerici tarafından ele alınan Türk Müziği ve Armonisi çalışmasında kuramsallaştırılmaya çalışılan geleneksel makamların Batı akort sistemindeki çokseslendirilmesi esasında bu parçalar ve bundan sonra onları takip edecek olanlar işlevselliği bakımından önem taşımaktadır.
Bu çalışma, H. Ferid Alnar’ın Sekiz Piyano Parçasını analitik olarak incelemekte ve dönemin ruhunu yansıttıklarını düşünerek Makamsallığın, Tonalite – Modalite eksenindeki işlevselliğini araştırmaktadır. Günümüzde hala bir tartışma konusu olan Türk Müziği ve Çokseslendirme yöntemleri hakkında tarihsel bir perspektif sunar. Aynı zamanda Makam olgusunun tampere sisteminde uygulanabilirliğini sistematize ederek, meydana getirilmekte olan dizisel yöntemlerin tasnifini gerçekleştirmektedir. Bu bağlamda, bu çalışma ile parçaları yorumlayacak olan çalgıcılar için teorik bir kaynak oluşturulması hedeflenmektedir. 

 

Günlükleri Işığında Ferid Alnar’ın İlk Müzik Çalışmaları

Prof. Ruhi AYANGİL / İstanbul Teknik Üniversitesi

Ferid Alnar’ın (o tarihte Hasan Ferid) 13 Şubat 1923 (13 Şubat 1339) tarihinde yazmaya başladığı günlükleri, toplam yirmibir defterden oluşuyor.
Günlükler, Şubat 1339 ile Şubat 1341 arasındaki iki yıllık bir sürede yaşananları kayıt altına alıyor.
Bu günlükler, 1923 – 1925 yılları itibarı ile gerek genç Hasan Ferid’in, gerekse henüz kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyo – ekonomik, kültürel ve sanatsal yaşamlarına ve hedeflerine ışık tutması bakımından önem taşımaktadır.
Hasan Ferid’in, Harf Devrimi öncesinde eski Türkçe olarak kaleme aldığı, günlük yaşamına ilişkin bu notlarda, O’nun kişisel temel eğitim hayatına ve içinde yetiştiği sosyo-kültürel çevreye dair son derecede ilginç tespitler yer almaktadır.
Prof. Ayangil tarafından ilk kez Latinize edilen bu günlükler ışığında, Ferid Bey’in Viyana’ya gitmeden hemen önceki dönemde gerçekleştirdiği müzik eğitimi ile alana ilişkin çalışmaları, bu bildirinin konusunu oluşturmaktadır.

 

Hasan Ferid Alnar’ın Orkestra Şefliği ve Cumhuriyet Dönemi Müzik Politikalarının Gelişim Sürecindeki Rolü

Doç. Dr. İlke BORAN / Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Cumhuriyet’in kurulmasının ardından 1930’lu yıllarda hareketlenen müzik reformlarının uygulanması, geliştirilmesi ve yaygınlaşmasında dönemin genç müzisyen ve bestecilerinin rolü tartışılmaz derecede büyüktür. Cumhuriyet’in ilk kuşağı olarak da adlandırılan bu genç besteciler, bu dönemde davet edilen ve müzik kurumlarının oluşturulmasına katkı sağlayan yabancı müzik adamları ile işbirliği halinde bu kurumsallaşma sürecine dahil olmuştur. Cumhuriyet kurulduğunda 17 yaşında genç bir müzisyen olan Hasan Ferid Alnar, 1930’lu yıllarda besteciliği kadar orkestra şefliği ile de bu kurumsallaşma süreci içerisinde yer almış, Carl Ebert ve Ernst Praetorius’un yanında, Türkiye’de kurumlaşan orkestraların yönetimini devralmıştır. Hasan Ferid Alnar’ın besteci kişiliğinin yanı sıra, orkestra şefi olarak Hasan Ferid Alnar’ı mercek altına alan bir bakış sunmak ilginç olacaktır.

 

Hasan Ferid Alnar'ın Açtığı Yol…

Dr. Ayhan SARI / İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu

Hasan Ferid Alnar, bestelediği dünyanın ilk Kanun Konçertosu ile bugün daha iyi anlaşılır olsa da geleneksel müzik çalgılarının orkestral manada kullanılması, O'nun dönemi yakın kültürel coğrafyamız içinde arkası gelmeyen, getirilmesine adeta engel olunan bir hareketin başlangıcı olarak görünüyor.
Geleneksel çalgıların orkestral manada kullanılması ilk kez 1889’da Paris’te uluslararası bir festivale katılmış olan Balalayka ve Domra çalgılarından kurulu Rusya Andreyev Çarlık Orkestrası'nda (The Andreyev Imperial Russian Orchestra veya The Andreyev State Russian Orchestra) karşımıza çıkıyor. Orkestra o kadar ilgi çekiyor ki Alman orkestra şefi Arthur Nikin, 1904 yılında ününü çok duyduğu balalaykayı dinlemek için St. Petersburg’a geliyor ve bu orkestrayı yönetiyor.
1906 da ise Alexander Konstantinoviç Glazunov, 1906'da bu orkestra oturtumu  için özel bir eser besteliyor. II. Abdülhamid döneminde Türkiye'den St. Petersburg’a öğrenciler gönderildiği bilinse de detaylı bilgimiz bulunmuyor.
Benzer uygulamanın ilk çalışmalarına yakın kültürel coğrafyamız içinde Rusya'dan sonra ilk kez Türkiye'de başlanıyor. Hüseyin Saadettin Arel ve Zühtü Rıza Tinel öncülüğünde damla kemençenin batı müziğinin yaylı kuartetine karşılık olarak soprano, alto, tenor, bas ve kontrbas boylarının yapılmasının amaçlanıyor ve bu konuda Dr. Zühtü Rıza Tinel, Arel ile sohbetlerinde aldığı notlarını "Asri Kemençe " adı altında bir yazmada topluyor. Tarafımdan yayına hazırlanıp İTÜ tarafından basılan bu çalışmada konu, yakın kültürel coğrafyamız içinde ilk kez yazıya aktarılmış oluyor. Yıl 1926'dır.
Hüseyin Saadettin Arel'in Hasan Ferid Alnar'ı yaşadığı müddetçe desteklediğini, Avusturya'da okul masraflarını karşıladığını bir yere not etmek ve Alnar'ın Kanun Konçertosu'nu bestelemede Arel'in etkisini önemle vurgulamak gerekiyor.
Geleneksel çalgıların orkestral manada kullanılması idealinin bir uzantısını 1951’de Bulgaristan'da görüyoruz. Philip Kutev milli çalgıları gadulka’dan esinlenerek bu çalgının alto bas ve kontrbas boyutlarını ahenk telleri olmadan imal ettiriyor ve bu grupla konserler veriyor, ses kayıtları yapıyor.
1955'e değin Kemençe Beşlemesi ile konserler veren, bu beşleme için beste çalışması da yapan Hüseyin Saadettin Arel 1955'de vefatının ardından kemençe beşlemesi de unutulmaya yüz tutuyor.
1950 sonrası Batı müziğinin koşulsuz baskın bir şekilde desteklendiği yılların başlangıcıdır. Dolayısıyla Hasan Ferid Alnar'ın da gözden düşmeye başladığı yıllar. Alnar'ın Kanun Konçertosu'nun ilk seslendirilmesinde Avusturya ön plandadır. Sanki Türkiye bu konçertoya sahip çıkmamış izlenimi edinilmektedir. Alnar'ın yaşadığı ağır hayat güçlükleri ve adeta yalnızlaştırılması ile Türkiye siyasi hayatında yaşanan uygulamaların birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceği görülmektedir. Geleneksel Türk müziğinin, dolayısıyla geleneksel çalgıların orkestral manada desteklenmemesi için o kişilerin ya vefat etmesi ya da bıkkınlık neticesi çekilmesi "bekleniyor" gibidir. O dönemde devlette sözü geçen bazı kişiler "Alnar gibi müzik insanları için 'bu alandan çekilseler de biz de batı müziğini istediğimiz gibi yaysak, karşımızda alternatif olarak başkaları olmasa" der gibidirler…

 

Hasan Ferid Alnar’ın Çok Yönlü Sanatçılığı ve Sanatsal Verimine Değişik Açılardan Bakış

Hasan Niyazi TURA  / İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Şef Yardımcısı

Bildiride Hasan Ferid Alnar’ın Kanun Virtüözü, Besteci ve Orkestra Şefi olarak sanat kariyerini nasıl sürdürdüğü ve gerek bestelediği eserler gerekse de icracı olarak sanatsal verimi, Alnar’ın hayat hikayesi ışığında incelenecektir.

 

Sempozyum Onursal Başkanı

 Rektör Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı

 Yönetim Kurulu

Prof. Erol İpekli
Prof. Serla Balkarlı
Öğr. Gör. Simten Demirkol Toygu

Bilim Kurulu

Prof. Bülent Alaner
Prof. Dr. Kıvılcım Yıldız Şenürkmez
Prof. Serla Balkarlı
Prof. Oytun Eren
Doç. Burak Basmacıoğlu
Doç. Dr. Elif Damla Yavuz
Doç. Ayşegül Kostak Toksoy
Doç. Esra Berkman
Dr. Öğr. Üyesi Esra Kınıklı Snapper

Düzenleme Kurulu

Prof. Serla Balkarlı
Doç. Hale Duru Basmacıoğlu
Doç. Lilian Tonella Tüzün
Doç. Selin Şekeranber
Doç. Esra Berkman
Öğr. Gör. Çağdaş Alapınar Gençay

Sanat Yönetmeni

Öğr. Gör. Murat Sümer

Sempozyum Koordinatörü

Doç. Esra Berkman
Koordinatör Yardımcıları
Öğr. Gör. Meriç Düzbaş
Arş. Gör. Duygu Taşdelen

*********

Sempozyum Web sitesi için BKZ:

https://alnarsempozyum.anadolu.edu.tr/ 

 

Facebook'ta Paylaş
 
Anahtar Kelimeler:40, Vefat, Yılında, Hasan, Ferid, Alnar, Sempozyumu, Eskişehirde…,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer KONGRE SEMP.PANEL Haberleri
İTÜ TMDK Uluslararası “Müzik ve Bilimler” Sempozyumu’na çağrı…
Trabzon Üniversitesi III. Uluslararası Müzik ve Dans Araştırmaları Sempozyumu’ndan duyuru…
25. İstanbul Türk Müziği Festivali “Müzikte Stratejik Yaklaşımlar Uluslararası Sempozyumu“ başlıyor…

25. İstanbul Türk Müziği Festivali “Müzikte Stratejik Yaklaşımlar Uluslararası Sempozyumu“ başlıyor…
Bünyamin Aksungur'dan “Altaylardan Balkanlara Türkü Kültürü“ konferansı…
“Müzikte Stratejik Yaklaşımlar Uluslararası Sempozyumu“ programı açıklandı…
İTÜ TMDK “Müzikte Algı Sempozyumu“na çağrı…
‘Müzikte Stratejik Yaklaşımlar’ Uluslararası Sempozyumu’na çağrı…
En Çok Okunanlar
En Çok Yorumlananlar
Diğer Başlıklar

Yalçın Tura eserlerine Melihat Gülses yorumu...
Müzikte batılılaşma travması “tedavi“ edilebildi mi?.. Ayhan Sarı
Tahtacı çalgıları... Veyis Yeğin
Köşeli Davulun hikayesi… Veyis Yeğin
TÜRKSOY Halk Çalgıları Orkestrası konseri…
Seyran Gafarzade'nin zamansız vefatı...
Bengi Bağlama Üçlüsü 30. Yıl Konseri CRR'de…
40. Vefat Yılında Hasan Ferid Alnar Sempozyumu Eskişehir'de…
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
“Anadolu Solistleri“ Konseri Bodrum'da…
Günün Sözü
Kime verir isen ederinden fazla değer; gün gelir o kişi muhakkak senin başını öne eğer…
()

Yazarlar 
Röportajlar
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Ayhan Sarı: Dergiden önce Etnomüzikoloji Derneği’nin kuruluş öyküsüyle başlayalım mı? Fırat Kutluk: Etnomüzikoloji Derneği ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,50ms