Bugün - 18 Şubat 2020 Salı
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 11°°C
Haber Detayları

Johann Sebastian Bach üzerine bir bizden, bir onlardan

Johann Sebastian Bach üzerine bir bizden, bir onlardan iki sav...

TARİH Haberi - 7 Aralık 2014 Pazar - 15:48
Johann Sebastian Bach üzerine bir bizden, bir onlardan iki sav...
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Bizden:

Türkiye'nin ilk müzikbilim bölümü kurucusu Prof.Dr.Gültekin Oransay (1930-89) "Bach Kılavuzu" başlıklı kitabında Almanları gıpta ettirecek bir buluşa imza atar. Bu buluş, “BWV 1066-1069 Orkestra ardışları takımı (s:36-39)'nın; Wolfgang Schmieder’in hazırladığı Bach (Eisenach, Almanya 1685 - 1750 Leipzig, Almanya) Eser Kataloğundaki (Bach Werke Verzeichnis) 1069 sıra sayılı orkestra Süiti'nin tarihsel olarak aslında sonuncu değil, birinci olması şeklindeki tarihsel düzeltmesidir. Oransay'ın buluşunu kesinleştirmesi, yaklaşık 25 yıl, Almanya’ya her gidişinde fırsat buldukça yürüttüğü kütüphane çalışmalarına dayanır.

Onlardan:

Avusturalya Charles Darwin Üniversitesi profesörlerinden Martin Jarvis, Alman besteci Johann Sebastian Bach’ın bestelerini karısı Anna Magdalena’nın bestelediğini iddia etmektedir. Bu iddiasını ilk olarak 2006 yılında ortaya atan Jarvis 8 yıl boyunca Bach’ın el yazısı, imzası ve yapıtlarını inceler. Adli tıp uzmanlarından da yardım alan Jarvis, notalardaki el yazılarının ve mürekkep kullanımının Bach'a değil, eşine ait olduğunu iddia edecek delillere ulaştığını belirtmektedir. Belgeleri inceleyen adli tıp uzmanı Heidi Harralson da, "Bilimsel olarak bu iddiayı makul kabul etmek için sebeplerimiz var" açıklamasını yaptı. 1701 yılında doğan Bach'ın ikinci eşi Anna Magdalena, yetenekli bir şarkıcıydı. Çift, 1721 yılında evlendi. Profesör Jarvis'e göre, ikili 1713 yıllarının başında tanıştı. Anna'nın ölümünden sonra birçok el yazısı yok edildi. Anna Magdelana, Bach'ın son yıllarında üzerinde çalıştığı besteleri kağıda geçiriyordu. Ancak Anna'nın bu notaları birinden duyar gibi değil; kendi aklından geçer gibi yazdığı iddiası ağır bastığı konusunda kanıtlar bulundu. Kendi el yazısıyla birçok düzeltme de yapmış olması, Anna'nın asıl besteci olduğu konusunda kanıt olarak kabul edilmiş.

Bach'ın Son Hastalıkları ve Ölümü (1747-1750

Leipzig’e döndükten sonra Sebastian Bach’ın gittikçe artan hastalıkları kendisini de yakınlarını da endişelendirmeye başlamıştı. Özüne karşı pek sert davranan Bach ilk sıralarda bu rahatsızlıkları iki kat etkinlikle alt etmeye uğraştı. Fakat bu sefer ilaçlar yetersiz kalıyordu. Hele gözlerinden çok rahatsızdı. Eskiden beri miyop olan gözleri fazla çalışmaktan ve notaları kopyalamaktan yorulmuş, yavaş yavaş görmez olmaya başlamıştı. 1749’da gözlerine yapılan ameliyat başarısızlıkla sonuçlanarak tamamen kör olmasına yol açtı.

Bach’ın körlüğü cesaretini, sabrını ve dinsel inancını hiç sarsmadı. O yine çalışmalarını sürdürüyordu. Gözlerinden dolayı karanlık bir odada kalmaya mahkûm olmasına karşın damadı ve çömezi Altnikol’a son koral’ini söyleyip yazdırıyordu. Bu koral “En büyük sıkıntılara düştüğümüzde” (Wenn wir in höchsten Nöthen sein) sözleri ile başlıyordu. Bach ölümünün yaklaştığını hissedince o koralin başına “Tanrım işte katına çıktım” tümcesini yazdırmıştır.

Gerçi ölümünden yaklaşık on gün önce gözleri yeniden görmeye başladıysa da mumun son alevine benzeyen bu iyileşme pek geçici kaldı. Sonunda yüksek ateşle bir inme geldi ve yapılan sağaltım yarar sağlamayarak 28 Temmuz 1750 akşamı saat dokuza çeyrek kala, Sebastian Bach 66 yaşında hayatını kaybetti.

 

 

 

 

 

Facebook'ta Paylaş
 
Anahtar Kelimeler:Johann, Sebastian, Bach, üzerine, bir, bizden, bir, onlardan, iki, sav,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer TARİH Haberleri
Giuseppe Donizetti'yi doğum yeri Bergamo'da anmak… Bülent Aksoy
III. Selim'in yaptırdığı çeşme...
Dede Korkut Destanı Unesco Listesi'nde...

Dede Korkut Destanı Unesco Listesi'nde...
Geleneksel Türk müziği tarihine ışık tutacak belge...
“Neden Geldim Amerika'ya“ Türküsü…
“Çaykovski İstanbul’da” iken...
Bilinmeyen bir edvar günışığında: Hekimbaşı Edvarı
Diğer Başlıklar

SATILIK -340 parça- ÇALGI KOLLEKSİYONU
2020 yılı “Türkiye Yaşayan İnsan Hazineleri” belgelerini aldı…
Kayıt teknolojisi ve nota yazısı ekseninde meşk… Dr. Fatih Coşkun*
Yeni bir “Edvar”… Recep Uslu
Kitabu İlmi'l-Musiki’nin yazarı gerçekten Dimitrie Cantemir midir?... Gökhan Yalçın
Dizi-dizi dizinler / indexler... Nesrin Kalyoncu
Celal Şengör vesilesiyle: “Milli musiki” fikri ne kadar milli?.. Gökmen Özmenteş
Türk Müziği’nin 2023 - 73 Yol Haritasının Belirlenmesi Uluslararası Sempozyumu'na başvurular…
4. Uluslararası Kuzey Kıbrıs Korolar Festivali'ne başvurular başladı…
Cumhurbaşkanlığı 2019 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri belli oldu…
Günün Sözü
Uyuyan, uyuyanı nasıl uyandırsın?..
(Şeyh Sadi Şirazî)

Yazarlar 
Röportajlar
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Ayhan Sarı: Dergiden önce Etnomüzikoloji Derneği’nin kuruluş öyküsüyle başlayalım mı? Fırat Kutluk: Etnomüzikoloji Derneği ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,47ms